0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
595
Okunma
hala soğuk bir duvara sırtımı yaslamış
geleceksin diye bekliyorum
ve gece sessizliğe büründü
ürkek bir adamın
ayak sesleri yankılanıyor sokakta
kaybolmuş bir aşktan geldiği belli olmasın diye
sokakları kendi evi gibi yürüyordu
bütün savaşları kaybetmiş olsam bile
daha karanlıkta kalmaya
daha soğukta üşümeye
daha çok ölmeye
bir adım daha hazırlıyordum yüreğimi
bir gün sen benim şiirim olacaksın diye
şair şair seviyordum seni
kimseye yüreğimi göstermiyordum
sadece sen gör diye çırpınıyordum
ürkek bir serçe gibi
bütün acıları tattığımı sanırdım
sensizlik en ağır olanıymış
onu da seni özlerken yaşıyordum
ölüme bir adım daha yaklaşır gibi
sen yoktun
hayallerim üşüyordu
soğuk bir gece gibi
sen yoktun
dilim tutulmuş
nefesime kelepçe vurulmuştu
sen yoktun
kalbim zindanlarda yaşıyordu
sen yoktun
geceler üstüme geliyordu
bir yaraya iğne batırır gibi
sen yoktun
şah damarı patlamış bir hasta gibiydim
şimdi ben
seni öyle özledim ki
şimdi sen
öyle yoksun ki
kim koydu seni benim uzağıma
sen kaç gözyaşı uzağımdasın
kaç üşüyen el
kaç ölen umut
kaç biten hayaller kadar uzağımdasın ki
yüreğim emekleyen bir çocuk gibi seni arıyor
ve şu rüzgardan yalvarırcasına kokunu istiyorum
gurbetinde kaldığım sevdanın
mezarı ben oluyordum
yokluğuna idam sehpası kurup
yokluğunu assam
kederi öldürmüş olur muyum bilmiyorum
ama seni yaşatacağımdan eminim
ve yaraya basılan tuza
canımı yakmak istiyorsan
bolca kar harcını diye seslendim
gece sessizdi
bende içimden yıldızlara seni anlatıyordum
seni ne kadar çok sevdiğimi.
İbrahim Dalkılıç
09.11.2020
02.05 İzmir
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.