16
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
760
Okunma
Düş mevsiminde yâd ettim
Yakarılası bir özne olsaydım keşke
Bil mukabil, diyen gecenin şerefine:
Salya sümük ağlayan hazan bulutları
Mademki feri sönmemişti henüz İstanbul’un
Seyyah yüreğinin de iplerini çözdü ansızın.
Ne şairdi yetkin olduğuna dair verilen hüküm
Ne de yazmaya durduğu şiirler
Efkârın yanık sesi erdi ermedi nihayete
El pençe divan durdu evrenin, gecenin sessizliğinde.
Yol yakın mıydı da uzağındaydı neşenin?
Ne malum mutlu olmadığı?
Göremezdi kimseler eşlik eden yaşın da duvağıydı
Kırık kaleminin ucu:
Hani hani
Ellerine dokunan teni serçenin
Ve girift bir mezar, mevsimin çoktan doldurduğu
Çukuru
Elbet tebaası hüznün:
Attığı her kahkaha aslında
Dışladığı nefretin ve bilmediği sözcüklerin
Açık yarasıydı.
Duraksadı bir an
Dokundu içindeki çocuğa
Ne gövdesi vardı yüreğinin
Ne de yüreği olmayanlara sitem etti.
Sözcükler lügatinde bir ömür saklı hayallerinin:
O hayal denizi ki
Kimselerin vakıf olmadığı renkler ve sesler
Ne de olsa içine girdiği sessizliğin taşkın nazıydı
Bazen fevri yüreği
Bazen sönse de hız kesmeyen yaşama sevinci.
Göğün dolaylarında dolunay
Dolan değildi oysa
İçi boşalan limanlar ve bulutlar
O minval ki
Asılı kaldığı hüzün geçidi
Rabbine sadık
İnsanlığa vefalı
Nazına niyazına yetişemeyen yıldızlar
Kadar da uzağındaydı
Haris gölgelerin ve nefretin
Varsa yoksa elemin elleri
Hem değil mi ki:
İki el bir baş için.
Saygındı sözcükleri
Muteber bir aşkın kaygan yolları
Çıkıp da yola beşeri aşktan
Ve kavuşmuştu ateşine İlahi firarında yüreğinin
Konup konacağı tek dal
Elbet İlahi Aşkın dokunduğu her zerre her hücre
Nasıl da kolaydı artık firarı.
Hücresinde saklı bir saltanat kiminin gözünde
Özünde saklıydı duaları
Kimine göre duvarlar inşa ettiği
Üstüne üstük insanları yüreğiyle uzaktan sevdiği
Aşikâr idi Rabbin nezdinde.
Yola yakın uzak bir mevsim diledi kendince
Ait olmadığı bir gezegen
Özgürlüğünü sadece severken
Bir de yazarken dillendiren.
Sonrası mı?
Allah kerimdi madem
Matemiyle aldı abdestini yorgun yılların
Kazara yaktığı bir can varsa
Çıkmalıydı tövbe yoluna
Hem kime zararı vardı
O sefil varlığına sadık kalan hazanıyla hüznüne
Biat
Derviş edasıyla s/alındığı her arşınladığında
Yalnızlığı
D/okunduğu bir yürekten de fazlası
Üstüne alınmadı bile
Sadece sığındı duaların ılık nefesine
Hiç susamadığı kadar
Hem nasıl da susmuştu bu güne değin
İlahi Aşkın kıvancıyla yaşadı bir ömür
Nazarında varsa yoksa
Bir lokma aş bir de hırka
Bir de aradığı huzur
Elbet bulamadığı yeryüzünde
Vakıf olduğu sadece uzandığı İlahi Aşkın hikmetiyle
Ermekse hidayete
Daha nasıl da vardı yolu yaşadığı kadar
Sözüm ona bu dünyanın himayesinde.
5.0
100% (17)