2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
820
Okunma
Maurice gecenin bir yarısı uyandı hızla
çarpan yüreğini avucuna alır gibi yaptı
göğsünü ovaladı..
Başucundaki abajurun düğmesini büktü
akkorlaşan ışıkla sarışın oldu lamba..
Eliza’nın çocuksu bir hali belirdi usunda
Yüzünde acı bir gülümseme kıvrandı..
sehpadaki soğuk kahvesini konyakla kardı
dar balkonuna geçti
Şanzelize’ye uzadı bakışları renkli genis cadde küçülmüş gibi siyah beyazdı tatsız tuzsuzdu her yer..
Bed beniz atmış bulvarda
Kambur duruyordu sıra sıra ağaçlar
Elizayı arar gibi taradı çevreyi gözleri
tütününden derin bir nefes çekti
eğri bir duman uzadı caddeye
kestane ağaçlarının arasından
sabaha kadar gündüze uzayan gecenin
açılmadı tonu..
şehri yas kuşatmış
serseri bir kaç ışık.. omuz atmış yollara
muma dönmüştü cadde..
akromasi görüşüyle siyah beyaz bir film gibiydi
Şanzelize..
Bulvarın ötesinden
"Â quoi tu penses dis"
şarkısını duyar gibi oldu
Elizanın en sevdiği şarkıydı
hatıralar hiç gitmiyordu aklından
beklemiş şarap misaliydi anıları..
 quoi tu penses dis
rüzgar gibi gelip geçiyordu
..
..
her yâd ayrı bir tat apayrı bir lezzetti
Belli belirsiz
ağaçlar arasında görünür gibi oldu silüeti
Sert biçti makas içindeki özlemi
taştı duyguları
neredesin Eliza ...Lütfen uyan
lütfen uyan o çok derin uykundan....
esinti duydu yüzünde
ürperdi.....
ateş böceği gibi uçuyordu Eliza
hayalle gerçek arası....
radyo dalgalarında çırpınır gibi
şarkı boğuluyordu kulaklarında
 quoi tu penses dis
 quoi tu penses dis
ne düşünüyorsun
ne düşünüyorsun
Ve sen duyduğunun rüzgar olduğunu sanıyorsun
..
..
Maurice...
Et toi tu crois
C’est le vent
Que tu entends
Eliza
Eliza
..
Rana
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.