0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
488
Okunma
Eski bir diziydi aslında başladığım hayat hikayesi sonu mutlu sonla biten
Bir genç kız saçları ipek bastığı yeşil çimenler güzel gülüşleri mutlu eden
Bir hayli vefalı bir o kadar da düşünceli gördüğüm siyah beyaz bir de dünya
Göl kenarı uzun bir köprü çürümüş tahtalar eski bir diziydi benim hikayelerim
Yürüdüğüm bu tepeler benim doğup büyüdüğüm küçük bir dünyadır
Kayboldum sanma bir övgüdür bu çiçeklerin üzerinden zıplayışımın
Bir ibrik dolusu su omuzumda bir çubuk ucunda sallanır sırtımda
Şan şöhret değil eski bir dizidir benim hayatım yürüyerek kat ettiğim
Ne kadar zor olabilir ki ardımdan bakmak nerelere yürüdüğümü gözlemek
Hayır diyemediğim imkansız duamın peşinden yürüdüğüm tırmandığım
Gözlerine taptığım bir siyah inci ben bu arşa doğru sapmıyorum hedefimden
Belki anlaması güçtür anlatamadığım sustuğum değiştirdiğim sohbetim
Gül kadar berrak renkler ben çok eskide başlamışım siyah beyaz bir dünya
Cesaret sustuğumda titretiyordu damarlarımı kaybetmekten korktuğum
Kimsenin açıp da ellerini edemediği dualar benim arzularım sadece kalbimde
Dilimi ısırıp da sustuğum elimi yüzüme kapadığımda durabiliyordum
Eski bir diziydi işte benim hayatım söyleyemediğim sustuğum beni pişman eden
Ya da dudaklarımdan dökülecek olan beni bitirebilecek olan cümlelerim
Zordur alışmak bir kez çektiysen hayal kırıklığını acıyor insan aynadaki kendine
Siyah beyaz dünyam pişmanlığa bir haberken hüznün yeşerteceğini bilemez
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.