7
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
1212
Okunma
..
zaman taşını fırlattım gece siyahıyla oynaşan guguklu saatlere
açtım ilhâm penceresini göğün yüzüne b’akmadan
geç kalmış olamazdı efkâr
yanındaydı sabahçı kahvesi müdavimi giz derdimin koltuk değneyi
ki tümceler arardı el’in ayazında duldası sahipsiz kelimeleri
bilirdim
felek’ten silsileler sınırlardı denizaşırı müebbet kader yaptırımını
trajedimin çelişki atlasındaki şiir kıyıları görünmesin tekin’size
periler koyağına üşüşen katreler boncuk boncuk inciler v’ersin
turkuaz yosunuyla sevdalı dizelere
eylül sahneli melodramın üzünç köpüğünü seyreltiyor şair günlüğü
batık şehrin efsanesi meczuplar güvertesine yazılırken
kapanır korsanın gözleri define sandıkları içine
birinci perdenin repliğiyle sonlanır ilhâmı gecenin
güneşi değmeden tanyeri alacasına
ağır bir düşünce küreklerini çeker ahh’ının kadim mısralar derinine
..
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.