11
Yorum
26
Beğeni
0,0
Puan
728
Okunma
ellerini koltuk altında sıkıştırıp, ısınırsın o gün
kalbinde aşk güden çoban’dan kalma cılız ateşte
saklanır yaşın
nem tutan bulutlar altında
kirpik uçlarında tomurcuk açan yalnızlığı
gözlerin silecek’ elbet
silmesine de
rengime takılır her defasında
avluya çıkar çocukluğun
taşların üstünde yalınayak uğurlarsın gün batımını
parmaklarınla tararsın
mısır koçanından bozma, o püskülün saçını
yabancı bir el dokunur omzuna o an
dokunur pişmanlığın
ürperir için
ateşi külle örterken bir yandan
rüzgar sır kapar dudağındaki fısıltıdan
ağlarsın,
ardında bıraktığın tek kişilik gölgene
gölgen ki yetişemez artık
günle batan ömrüne..
kırılır aynalar sonra
kırılır dizin
kırılır kırdığın kalbimdeki kalbin
ama unutma sakın,
kemik yaşını büyüttüm, tutuştuğumuz ladesin
anla ki hep aklımdasın..