19
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
1840
Okunma

Aşk denilen bu duygu, zavallı yüreğimde
Bitmeyen umut oldu, mısralarda bekliyor
Şimdi soğuk gölgedir, gülüşün çerağımda
Bitap, yorgun, yüreğim, ara sıra tekliyor
Cehennem oldu hayat, yanlış hesap yapalı
Artık yaşayan ölü, fırsatları tepeli
Prangalı yüreğim, tüm aşklara kapalı
Ecel gelip kalbimi, çaktırmadan yokluyor
Dudaktan düşen sözler, diken olup batıyor
Söyler misin, nazlı yâr, altında ne yatıyor
Oysa bu benim derdim, bana zaten yetiyor
Bitmeyen hüzünlere, birde hasret ekliyor
Masallar da yaşadık, kalbin ritmi vururken
Nasıl tutuldum sana, taze bir fidan iken
Bir gün kızıl bir gülsün, diğer gün ise diken
Bu tutarsız hallerin, inan beni şokluyor
Gördüğüm andan beri, cayır cayır yandığım
Adımı tesbih gibi, binlerce kez andığım
Her şeylerden sakınıp, gözünden kıskandığım
Benim nazlı gülümü, şimdi kimler kokluyor
Şeyda bülbül misali, sevenin ah-ı zârda
Niye visal görülmez, kış sonrası, baharda
Özgür, çavlan saçların, savrulurken rüzgarda
Uslanmayan o gönlün, benden neler saklıyor
Hazan olur her aşkın, son baharda, güzünde
Mecnun olurmuş yürek, çölde Leyla izinde
Sanki gönül avcısı, sadağı omuzunda
Lüzumsuz’u av görüp, bakıp bakıp, okluyor
Sadık DAĞDEVİREN
Aşık Lüzumsuz
ETEK YAZILARI
ÇERAĞ: Mum, kandil, lamba vb. ışık veren araç, çırağ.
ÇAVLAN: Şelale
ŞEYDA: Deli, Mecnun, aşkı yüzünden aklını yitiren
AH-I ZAR: Ağlayan, inleyen
SADAK: Ok torbası
5.0
100% (25)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.