10
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
1139
Okunma

Duyarlıdır yürekler sevgiden yana,hem de aç,bitap
Dalları kaplıyken karla,güzel görünür erik ağacı
Kahvaltı sofraları da güzeldir, coşkulu tebessümler
Neşe katar insana erkenden, yüzde beliren gülücükler.
Sana değer katar adınla edilen hitap
Budur belki de gerçek,tebessümle anlamlı hayat ağacı.
Yollar ayırır seni,zaman ayrı düşürür
Sevgiler azalmaz hiç, içte durur, birikir
Gönül teli narindir,düşer ansızın derde
Kopar bam telin o an, solar güller düşünde.
Ey gönül, deli gönül,akla uymaz fıtratın
Aklın bittiği yerde,coşar gönülden sesin
Ne tanır engelleri, ne bilir kemlikleri
Aşar her bir müşkülü, çağlar ;kudrettir ferin.
İmtiyaz istemez o, satın alınmaz asla
Bulur kendine bir yol, girer kalbe daima
Yok izne ihtiyacı; ekmeğe, ne de aşa,
Sorgulanmaz hep hürdür, kainat sofrasında.
Bazen edinir telde, bazen umutta bir yer
Salınır telden gönle, uçuşur kalpten kalbe
Ya hayalde, gerçekte, adressiz ve saatsiz
Bulur zemini bekler, sabrı engin her demde.
Döner, dolaşır gelir, gönül sarhoş, bulanır
Yazılmaz bu halleri, yazan şaşırır, kalır
O ki narin bir histir,seven yüreğe nasiptir
Karşılıklı olunca, gönül kalpte hapistis.
Gezer bir abdal gibi, doğuyu ve batıyı
Çıkar düze, yükseğe,seyran eder cihanı
Ne ayırır dil onu, ne de din karşı gelir
Bulur canda ilacı, sevgiden de beslenir.
Bir gönle temas etmek, kendini de bulmaktır
Kalbe giden yol gerçek, trafikte kayıtsızdır
İletişimin özü o, yüreğe bir serzeniş
Samimiyetle gelir, dilden dile sesleniş.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (12)