4
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
770
Okunma
Peki nereye?
toprağın güneşli yüzü; ah esrarengiz gece
nereden bulursun rüzgarın savurduğu hoşluğu
nasıl doldurursun bunca boşluğu
nasıl unutursun adeletin geç günlüğünü
henüz okumamış ve henüz yazmamış
yada her cümleyi bir istanyonda unutmuş
o kırık sonbaharın bir oyunu mu?
bir kentozanının mısraları dolar içime
kızılca kıyamet martı çığlığı
kıyısında oturduğun bir düş sonradan
hep sonradan dilin çözülür
gülmenin ve ağlamanın kapısına açılır penceren
seyir defterine yazıp adaletsizlikleri dilsiz
toprağın yüzünde kalan tohum
avutur kış çobanlarını
alı moru bal köpüğü dudaklarından
sonbahar geçer aydınlanırım
öyle uzaksın ki şimdi bana
rüzğarlar okşuyor eylûl akşamlarını
sana anlatamadığım hisleri dağıtıyor
bir çırpıda
ellerine kınalar yakan o eski köylü kızları kalmadı
herbirşeyin çakması çıktı
başka türkü işliyor düzen
eğri oturup doğru konuşan perişan
biz yine düşe kalka yürürüz bu yollarda
aklın aldığı mantalitada sökmez bize yamuk oyunlar
içimiz rahat uykumuz tastamam
bırak aralık kalsın gönül pencerem
otabüler geçiyor altı rüzgarlı
hiç bir yolun sonu yoktur ki nirvanaya varan
geceyi okşuyor ılık rüzğarlar
bıraktım başımdaki bulutları dağıtsın
eskisi gibi olmaz hiç bir şey kırk dikiş atsanda
kışlık paltoyla kapatsan iliklesen düğmeyi
yürüyüp gideceksin buralardan
ardına bile bakmadan
peki nereye memleket mi kaldı..
Nurten Ak Aygen
19.09.2017
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.