5
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
771
Okunma
Çıplak ormanın kucağında
ellerin bir dal çıplak
soyuluyor sonbahar
şeb azdırıyor bulutları
kızıl baş,kızıl sopa dikenli
orakla çek gözlerime mil
şurada incelmiş kurt sesleri
bulut kızgın çarpışmada
yeşilin en siyahı,keşmekeş sallanıyor
gel sesleri
gel sesleri bana mı bu
yağmur damlıyor ortasına alnımın
ilk vuruş ilk serilişin tragedyası
kağıt beyaz değil miydi bu ağaçtan çıkan
kuş neresinde saklı sayfaların
içmeye utanıyorum bir sigarayı
korkuyorum iki taşın arasında
şelale silahlaşıyor bazen yüzümün içine bakarak
ağaç dolduruyor mermileri
ince ince
şapırdatıyor ağzını toprak
gel sesleri
gel sesleri bana mı bu
ikinci yarısı gibi gündüzün
yılanlar yılanlaşmadan önceydi ilk korkum
derisi değişmiş bir cüzdan gibi
ayaklarım sandal gibi çarpıyor dalgasına denizin
hışırtı,kağıdı okşar gibi
şimdi tutsam bir ağacı gövde yerinden
kaç sevişme düşer ortamıza
kaç ötüş kalır geriye bir ispinozdan
karanlık aldı kızıllığını bir bulutun
inmiş gibi yılan ağacın gölgesine
hayır!hayır bir gölge değil bu
bu ses yağmurun sesi mi böyle
eteğinden düşer gibi annesinin
sallandı bir defalığına dallar
gel sesleri
gel sesleri bana mı bu
kapanışı gibi bir gündüzün
öyle umutla dolu!
’Mart