0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
749
Okunma
ılık bir rüzgar
enseliyor yalnızlığımdan beni.
harikulade bir baharın orta yerinde
ölümsüz çiçekler gibi dururken varlığın;
ansızın kaybolup gidiyorsun
lacivert bir akşamın buğusunda,
yokluğunu emanet edip sırtıma.
ölü aşk sancıları
kaçak girişlerle sığınıyorlar sanki ağrıma,
sol yanımdaki.
ebediyen sürecek bir saltanat ediniyor hüzün,
gözlerimin ta en dibinde.
ürkek güvercinler gibi tüneyip duruyor
göğsümün yaz serinliğine,
laftan anlamaz hasretin.
hevesim kursağımda,
hayallerim birer ceset zihnimin ayrılık girdabında.
beni teşhir ediyor
ölü sevda tüccarı kentsizliğim.
merdivenlerini tırmanırken zaman kıyametin,
çoktan üflenmiş ruhumun sur’u sanki.
ellerimde kirli menekşeler,
kalakaldım,
karanlıkla örtülü bir vaktin
efsunlu serzenişinde.
bıçak kesmeyen dudaklarımda yosun tutuyor
şimdi tüm sevda cümleleri.
en günahkar yerimden vuruyor beni
bir türlü alt edemediğim
keşkeler cumhuriyetim.
ebabiller yazılıyor alnıma,
üstelik paslanmış nefesim.
ve hala gidiyorsun sen.
bir veda ısmarlayıp gençliğime,
geleceğimi zehirliyorsun.
hiç beklemeyeceğim demiyorum sana,
aksine,öle öle sayacağım günleri,ayları.
ama unutma,
dönüşün olacaksa,
yüklen sırtına hatrı sayılır tüm bahaneleri.
öyle gel,öyle gel.
öyle.
- Abdullah Cemek
5.0
100% (2)