7
Yorum
33
Beğeni
0,0
Puan
1522
Okunma

Kapalı koynun
damgalı güller çıkıyor dikensiz
ulaşılmaz mı kılınıyorsun böyle
peyderpey korkuyorum
pervasızca dönüyor bu pervane
soğuk,sadece bize yakışıyor gibi
rüzgar,görünmüyor
hakikat burada
adın ve kokun
bir çok şeyi anımsatıyor aynı anda
seni bekliyorum,ellerim cebimde
girift bir sınır boyunda
çok mu küçüğüm bu geniş toprağa
su tutmaz çiçekler
belki de bundan çıplak ağaçlar
eteklerine yapışır kerpiç evler
saçı yeni kesilmiş başaklar
kaçmasını beceremeyen köy tavuğu
gözleriyle karşılayan karabaş
ağlamaklı bir traktör
oldukça uzakta içimizden
boynumda bir buğu gibi
ıslak ıslak
soluk soluk yaklaşıyorsun
etrafımızda dönüyor rüzgar
güneşi izler gibi bekliyorum
birazdan burada doğacak hakikat
korkuyu beklerken ışıklar mı kapanır hep
kim söndürür böyle içimizi
yerden seker toz..
üstümüze yapışmadan iner
ayak sesleri çoğalıyor
heyecanlanıyorum
sen değilsin
kimse korkutamaz beni
bir sürü,bin çehre
benzemiyorsun kimseye.
’Aralık