11
Yorum
28
Beğeni
0,0
Puan
1599
Okunma

Hava nemli dağları sis bezedi
Soldu bütün gelincikler, boyun büktü nergisler
Sustu sema, sustu rüzgar,
Yağmur düştü kirpiklerinden
Güvercinler mavi gökte, güldü hain özlemler
Bin yıldız ağladı, figan ürktü sesinden
Dağlara düştü gazel
Güneş bile yandı kendi renginden
Gökleri sis bezedi.
Bulutların elleri boş sanki yetim bahçede
Efkarını sordum dudak büktü
Bin ah düştü gözlere
Soldu rüzgar saçlı kız
Hüzün demli şiirde
Ağıtlar yaktı hicran esen yellere
Hüzne yattı tomurcuklar
Rüzgar üşüdü güllerle nergisler
Gelin gelin ağladı gelincikler
Dağ bölüştü yüreğini
Dağları sis bezedi.
Utangaç maviler beyaz kefene sarılmış
Dipsiz bir kar çölünde
Sahne aynı oyuncular bir bedende
Roller yitik imgelerle, solan mavi renklerde
Susku milyon kere
Öyle ya !
Ak gerdana geçirilmiş sancılar
Şiir şiir, ülke ülke
İçli çalıyor şimdi şarkılar
Yüreğim yorgun, yüreğim eski
Yüreğimi sis bezedi.
Ne desem ne söylesem gönül hep zülf_i yare
Gül tenli şafaklarda akşamlar gül_i zare
Gül bülbüle, bülbül güle hasret pare pare
Ne can_ı canan ne dost kaldı
Yanar efkar_ı hane
Yer suskun, gök sağır
Kar düştü gönüllere
Arz ile arşı , koyu bir sis bezedi.
Yüksel Beyocaktan