4
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
887
Okunma

Bir gün bir ağacın altında
bir şehir doldu gözlerimin içinde yavaşça
bir kız heyecanla geçti hızlı hızlı
bir çocuk aradığını bulamamış gibi uzun bir süre bastı çimlere
bir adam çocuğunu unuttu gözü deniz de kalarak
bir kadın geçti boynunda haç kolyesi ile salınarak
bir saat daha böyle geçti
sonra boyunda isa’yı taşıyan kız dudağı delik halde tekrar geri döndü
griye bürünmüş bedenini sadece beyaz bir gömlek tutuyordu
gözleri ege’den çıkma gemlik zeytini kadar yuvarlak
ve içi katran kadar siyahtı
bir şeyler söyleyecek gibiyken,bir şeylere bozulmuş gibi geri gitti
yanak yanağa yapışık olan iki sevgili hızlandı bir anda
cebeli tarığı andırdı bir süre yüzleri birbirine hiç karışmadı
erkeğin suratın tuzluydu kadının ki ondan biraz daha tatlı
bir gemi yanaştı ortalarına
kadın sustu ve durdu
bu sefer kadını gemiye adam elleriyle bıraktı
esnaf siftah derdinde derken
bir adam kuruldu oltanın başına
bir balık
iki balık
üç balık
sahildeki çekirdekçi çatarak kaşlarını uzaklaştı
kimsenin de alacağı yoktu
oradan kim geçerse geçsin
o adamı kıskanırdı
elini boynuna atan adam
kadınlara karşı iyice hızlandı
bu yıkık paris
hiç bu kadar yok olmamıştı.
Eylül’
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.