6
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
1477
Okunma

Kabul et kapının eşiğinden toz alayım
düşen binparça parelenir önüne
ilk duama başlarken seni düşünerek
ellerimi süpürge edeyim geçtiğin yollara
kendimi bulmaya geldiğim zamandan
çıkmadığım her dakika için kabul et
hiçlik bu kadar çabuk büyüyemez
yalnızlık Allah’a mahsustur affet
ayağına batan bir camdan kesilir yeryüzü,kanatlarından
merhem olur taş,toprak elini kımıldatmadan
utanır kendinden çölde kum taneleri
utanır kendinden devenin kirpikleri
önümüze düşer gökyüzünden ne düşerse utancından
sana atılan bir taşa karşı esen rüzgar olmak isterim
karşı yönde bütün şiddetiyle esen ılık bir rüzgar
koparır yaprakları kırmadan,dalından
sana uzanan ellerin ruhu çıkar
bastığın topraklarda
toprak olamayanlar bahsedecek adından
bir elinde ay bir elinde güneş dolaşmaya çıkarsın
tırnakların ikisine de parçalayacak kadar kuvvetli
gözlerin onları utandıracak kadar şevkatli
seni yazıp seni çizmek hangi kaleme mal olur
güneş titrer ellerinde belki biraz daha ufalır
aydınlanır elinde görünmez olur ay
dünya döner etrafında günler var olur,yıllar var olur
sen gittikten sonra daha çok kızardı güneş
eskisi gibi parlamıyor yıldızlar
hatırına dönüyor belki dünya
bir selamına hasret anadolu
bir gülüşüne hasret eyüp sultan
özlüyor seni akan ırmak
özlüyor seni hala kuru kalan toprak
ayaklarınız hala şiş mi efendim
geceler boyu hep yeniden aşık olmaktan
gözleriniz hala şiş mi efendim
bir ümmet için günlerce ağlamaktan
söyleyin efendim
suyunu sıksam çıkar mısınız topraktan ?
ağustosikibinonlatı’
Peygamber efendimize.