12
Yorum
27
Beğeni
0,0
Puan
708
Okunma
Seninle geçtiğimiz yerlerden geçiyorum
be sefer soğuk ve karanlık yollar
saat gece yarısı 23:27
istanbul’a gidiyorum
kıvrılıyor önüme asfalt
tuz taneleri dökülüyor başımızdan
uykum çok
uyuyamıyorum
dargın ayrıldım sana bu şehirden
ilk vedalarımı yaşıyorum
ilk vedalarımı yazıyorum
radyoya verdim kulağımı
kısık sesle zeki müren dinliyorum
saat 23:32
gecelerinde çocukları varmış
görüyorum
şimdi senden ayrı bir yola girdim
bu yola kadar beraber geçti belli bir çağımız
saat 23:46 düzleşmeye başladı yollar
kırmızı siyah yer gök
arabesk dinliyor şoför
kıdemsiz askerler eşliğinde gidiyoruz
saat 2:04 susurluğa az kaldı
adım adım acıyor ayaklarım
özlemeye başlıyorum birden seni
bence bunun adı çaresizlik hissi
uzaklaşınca kısalıyor zaman
günler hiç bitmeyecek gibi
bu da ayrı bir memleket sevgisi
sevmeden de canlı
sevmesen de alımlı
adını koyamaz anlatamazsın
yaşları beşi geçmeyen
hala küçük çocuklarsın
ilk defa ayağım değecek belki
ilk defa koklayacağım tepelerini
küçüleceğim içinde
büyüklüğüm eriyecek
kulağıma takılacak rüzgarının sesi
ve içinde kalmak
belki bir dilenci yoksul
beni de kabul et
kabul et istanbul.
’Gök çe’