10
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1626
Okunma
Kar
Lapa lapa düşerken üşüyen elime
Toprağa bereketi
Bana seni getirdi
Oturup kafede içtiğimiz
Sıcak çikolata değildi ısıtan içimi
Menekşeden bozma ela gözlerindi
Sonra yüzüme bakarkenki halindi
Beni gözünün içinde
Aşkı görmeye iten
Aşktan kaçarken piyanist gibi
Elinin içine düşüren
Ah eski yara
Beni şimdilerde bile kar yağsın diye delirten
Geçen zaman mı her hüzzam beste gibi
Yine karlı bir günde
Kaybolan bulunmuşluğun yitirilmesi
Sonranın sonrası
Göktuğ
İçimde yara gibi dururken yar
Yârin içinden kömür karsı gözleriyle süzülen o
Kalemimin ucunda tutuşan mektupları okurken
Üzerine yazdığı telefon numarası
Kaç haneli hatırlamam
En sevdiğim çiçeğin kapımın önüne bırakılışı
Papatya
Saçımda taç kulağımın arkasında
Çingene sırıtışı
Unuturum onun haylaz gülümsemesini
Evlilik teklifi çıldırır usumda
Ve reddedilmiş yuva
Ah şimdiler
Yaslanmışım kendini bilmeyenin omzuna
Hayat yürü dedikçe onsuz yollarda
Saplanıyorum bilinmez bir çukura
Oysa ne seviyorum eskisi kadar
İçimde büyük bir hatıra
Ne de telefonda sesi ısıtır beni
Bilmem kaç yıl sürer bu dava
Ondan kaçarken buna rastlamadan
Yakalanmışım bir uğursuza
!!!
O ise
Eski aşkın tutuşturduğu odun parçasının peşinde
Köz olana kadar yanmak niyetinde
Sönmeye yakınken yüzü dönecek bana
Benim ise gittiğim yer
Ona yalnızlığı yazdıracak
Anlamadı hala
Ha tabi bir de umurunda olursa
Ben çoktan gömdüm onu diğerlerinin yanına
Bitti...