9
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1333
Okunma

Kim saydı sen kaldırıp altıpatlarını yürürken adımlarını
Arkanı dönüp vurman için kadersizliğini göğsünden..
Seni yaralarken sağ kulağının içinden hayat
Kimler acımadı yenilmişliğine?...
Onlara mı bağıracaksın şimdi avaz avaz?
Tiradınmı yankılanacak sessizlikte,
Yoksa yine bir dizde mi dillendirilecek muktedire niyaz?..
İhtimal, yine tek lakırdı etmeyeceksin...
Gök gürültülü havalarda,
Geveze kalabalıklarda
Sinek vızıltısından daha sessizsin...
Dekoratif dursa da, içini doldurmak lazım
Latinceden evrilme kelimelerin.
Arşivlik sözlerin insanı olmakla
Zaten hiç ilgilenmedin.
Oldun olası rafine zevklerin olmadı hiç
Kimse ummadı yatağının altına saklı bir stradivarius
Makarnayı sade yedin.
Muhteris bir dava arkadaşı olmadın çatışık zamanlarda,
Kimsenin arkasını kollamadın.
Parmaklar sallanırken düzen düzene
Masa altlarında saklandın.
Selamsızlar durağında patladı otobüsünün lastiği
Rahatından feragatini annen bile beklemedi
Gözlerindeki hedonist çocuğu
Hiçbir cetvel acısı sindiremedi.
Oysa senin elindeydi suyun yerini gösteren budak
Cebindeydi gökyüzündeki büyük kapının anahtarı...
Hedef sana göre bile uzakta değildi.
Aşk lazımdı belki,
Çokça ihtirastı gerekli...
Kendine inanmaya gayret,
Az umut,
İki duble içki...
Kazanırdın;
Kazanırdın ve duellonun çığırtkanı bu sefer, belki
"Iska!" demezdi.
Nisan2016
5.0
100% (8)