17
Yorum
46
Beğeni
4,9
Puan
1909
Okunma

sahipsiz yıldızlar
geceyi sustur
karanlığı terk et
aydınlığın ellerinde tut yürü...
güneşin narlanmış dudağına
hayata
bir öpücük bağışla
tüm sahipsiz yıldızları bir araya topla
kulaklarına doğmamış coşkulu şiirlerden oku
uzayın sonsuzluğuna uğurla
uğurlar gibi bir güvercini...
ipe dizili tesbihin taneleri gibi
göz yaşlarımı
anamın ak saçlarına yedir
babamın merhametli avuçlarından
soğuyan hayallerimi ısıtarak içir ve
tut ellerimden aydınlığa yürü
avut beni
yada,
ağrılarından kıvranan gecenin
sabahını bekle
gözlerime sıcak kanımdan içir
kemiklerimin yakılışıyla dertleş ve
aydınlığı çağır
her nedense seni çağırmıştım
demiştim ki
insan ölmeden önce
gözlerinin tavanındaki ışığa
mavili bir hayat yeşermeli
kırmızıyı çekip almalı içinden
kalbinin kirpiklerine sürerek akıtmalı
kanı kurumuş düşlerin mezarlığına
ve demiştimki yemini olmalı insanın
hayatta var olma adına
hep yeşili duygulardan evleri olmalı insanın
maviliklere oturmuş gülüşler üstüne
mesela bir ihtiyarın aksakallarında
hayatta nasıl kalınır manifestosunu okumalı
ve sırtını sura yaslıyarak
beyaz tülbentli kadınların
su dökmez cesaretlerindeki
sınırsızlık üzerine kafa yormalı
nasıl olurki ?
bin yıl kendisi kalmayı becerir insan,
nasıl bin yılı acı çekerek yaşar demiştim
.
.
.
ve sonra
.
.
.
.
bedenime kabile kanunları uygulanırken
sabah olmuştu
ve ben bir beyaz buluttum
kirlenmiş yüzlerin gök yüzüne...
ŞİİRİMİ ’GÜNÜN ŞİİRİ’SEÇEN EDEBİYAT DEFTERİ SEÇKİ KURULUNA YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDEİYORUM...
Can Fırat(irfan polat)
10/04/2016
5.0
97% (37)
1.0
3% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.