ses biraz kısık, cızırtı arada giriyor ama kapatmaya da gerek duyulmuyor.
O şarkıyı neden dinlediğini kimse bilmez,
zaten kimse de sormaz.
Kasetin tam ortasında kalmış bir an gibi duruyorsun,
...
Devamını oku »
Ne ömrün kıymetini bildik,
ne de gönlün hakkını verdik!
Zamanı avuçlarımızda ezdik,
sonra “kader” deyip sıyrıldık işin içinden.
...
Devamını oku »
Ben bu hayata
erken yorulmuş bir kadın gibi geldim.
Sevmeyi öğrendiğimde
yaralarım hazırdı zaten.
...
Devamını oku »
Bırakmıyor peşimi, insanları deneme, kendimce bir sınava koyup sınıfta bırakma isteği. Biliyorum, delirmek üzereyim. Çünkü çekip kulaklarından alamıyorum aklımı karşıma ve konuşmak için fırsat bulamıyorum. Kapatıp gözlerimi, dünyamı ona anlatamıyorum. Beni dinlemiyor, farkındayım, farkındalık ile kalıyor... Aklım, çelimsiz, kara kuru bir tene yenik düşecek değil. O yeni doğmuş çocuk değil. Konuşamıyorum diye beni anlamayacak değil. Olgun, biliyorum ama yaşlı da değil. Şimdi beni selamlamak ve birkaç kelimeyi alıp avucuma koymaktan başka işi yok. Çektirip burnumu, kulaklarıma dert koyup anlamsız şekilde beni üzüyor. Akılsız başım... Bir de şu göğsüm sıkışınca yerine gelse ya. Kendim için başka bir şey istemiyorum. Birinden kurtulsam yenisi hazırda bekliyor. Kalbim her an duracak gibi. Beni ayağımdan prangalı bir şekilde gezdiriyor avluda. Kusup atmak istiyorum içimden. Çünkü kimse gelip o tokadı atmıyor artık. Üzüntü vermek için gitmemeliyim hiçbir yere. Hâlâ gözlerim doluyor. Sağımdaki insan, solumdakine benzemiyor ve hepsinin insanlık ile arasına mesafeler girmiş. Uçurumlar var. İşte bu anlattıklarım rafta eskimiş romanlar. Gemiden limana sallanan mendiller. İçimde yanıp kül olan bir orman ve işte bunlar içimdeki sessizlik. Her insan kör gelir dünyaya. Beklemek aciz insanların işidir. Kalkıp bir şeyler yapmalı. Hiçbir zaman öldürmemeli içindeki çocuğu ama onu herkesle tanıştırmamalı. İnsanlar ile kalabalıklaştırılmış bir dünyada yapayalnız ve kaybolmuşken kışın ortasında bir gamzeli güle içim gidiyor. Yalnızlığımla hiç kimseyken, buğday tanesinden insan olmayı öğrendim. İnsan kalmak artık elimde değil.
2019'
Mehmet Habip Güney
...
Devamını oku »
Duvardaki o donuk çerçeveni görüyorum.
Güne seninle başlıyorum diyorlar ya hani, yalan...
Ben güne, senin yokluğunla başlıyorum.
Resmin gülümsüyor orada, zaman durmuş,
Ama benim odamda mevsim hep kış, hep soğuk.
...
Devamını oku »
Senin ihtiyaçların, hep ilk sıradaydı.
Benim fısıltılarım, senin gürültünde kayboldu.
Şimdi evde bir sessizlik var.
Büyük, boş ve senin yokluğunla dolu.
Bu sessizlik benim armağanım.
...
Devamını oku »
başlıyor içimde her şey.
Yokluğunun izi,
avuç içlerimden belli oluyor.
Sustum,
...
Devamını oku »
Bir kapı kapanır, içimde binlerce yer
Ölüm bir fısıltıydı, şimdi çığlığa döner
Geriye, hep yarım kalan sever
Uyurken bir daha uyanmayan gözler
...
Devamını oku »
Dünyadan geçmişim haberin yok ,
Her ihtimalde kalp atışlarım son gibi,
Farkında değilim ne yapmışım ne etmişim,
Hislerimle kazaya karışmışım,
Sarhoş tesellisi üzüntülerim,
...
Devamını oku »
Külleri savruldu, solgun hatıralarda.
Karşılaşsak, tanımayacaksın belki sokaklarda,
Bizden geriye, kimliksiz sevdalar kaldı.
Bir yangındık, kül olduk savrulduk rüzgâra,
...
Devamını oku »