İnsanlarla yaşamak için biricik yol sabırdır. platen hallermund
Ke
Kendi Halinde

İlham her yerden

Yorum

İlham her yerden

( 7 kişi )

5

Yorum

16

Beğeni

5,0

Puan

174

Okunma

İlham her yerden

Dün markette, iki yaşında dünya tatlısı bir çocuğun yerlerde çığlık çığlığa istediği oyuncak için ağlayışına şahit oldum. Çevreden salça olanların ( taktım bu salçaya) sözlerine aldırış etmeden annenin sabırla “hayır almayacağım” kararlılığı ister istemez çocukluğuma döndürdü beni ve ilham oldu yazıma.
Çağımızın o muhteşem albenisi, haklı olarak çocuklarımızın derin izleminde. Annenin çocuğunu bu albeniden koruma çabası, yetinme duygusu aşılamaya çalışması ne zorlu bir sorumluluk.
Çocukluğum çok güzel geçti. Küçük şeyler büyük mutluluklardı. Sokakta, bizi unuttumu acaba diye macuncu amcayı beklemek, ne güzel heyecanlardı. Tek derdimiz bugün hangi rengi seçsem… Küçük mika kapların içinde plastik kaşıklarla yediğimiz dondurmalar bizim oyuncak dünyamızdı. Garson abiden kapları ister, çeşit çeşit oyuncak yapardık kendimize. Bir plastik bebeğimizi annemizin diktiği elbiselerle çoğaltır düş dünyamızda arkadaş olurduk. Şimdi barbie bebekler, doktorda, okulda, denizde…
O dönemlere göre modernleşen bir aile olsakta ben bir önceki neslin yaşamlarına hayranlık duyardım. Kurnalı banyolar küvetlere dönmüş, merdaneli çamaşır makinalarının yerini Hoover marka sıkmalı teknoloji almaya başlamıştı. Ama teyzemin fındık, elma ağaçları ile dolu büyük bir bahçenin içinde olan o ahşap tarihi eve idi hayranlığım. Akşam ziyarete gittiğimizde uyur rolü yapıp, teyzemin burda kalsın demesini umardım. Yaşlı ninemizin gençlik yaşamı aynen devam ediyordu o evde. Eminim teyzemin defterinde hikaye başkadır ama ben o eski nesilin peşindeydim. Şimdi yeni nesil telefonların, bilgisayarların peşinde…
Dalından koparıp yediğimiz elmalar, armutlar, dişimizle kırmaya çalıştığımız fındıklar…Teyzemin diktiği domates, acur fideleri, kümesten topladığımız yumurtalar… Annemin pazar alışverişinden daha cazipti benim için. Yıkamak aklımıza bile gelmezdi. Şimdi fındıklar, bademler korunmuş olsun diye korunamayacağımız paketlerde. Pırıl prıl sebzeler, meyvalar çözüm olmayacağını bilsek de karbonatta, sirkede…
Teyzem halı dokurdu. Kelkit sesleri, avucuma sığmayan makas gıcırtıları arasında en mutlu anlarımı yaşardım. “Beş kırmızı, yedi yeşil” derdi teyzem, minik parmaklarımla ilmek atmaya çalışırdım. Sayı saymayı öğrendim bu sayede. Mahallenin komşuları yardıma gelir, molalarda sini içindeki pişiler üzüm, mis kokan kavunlar eşliğinde mahalle dedikoduları yapılırdı. Sadece kahkaha, ya da gözyaşı… Şimdi dedikodular bile değişti, yargılayarak, ayıplayarak, peşin hükümle…
Yerde, hamur tahtasının üzerinde, tek tabağa uzanan tahta kaşıklar, taslardan içilen ayranlar, elle bölünen ekmekler… Bir lokmanın bile tabakda bırakılmaması…Hep beraber paylaşmanın tadına varmak… Ne güzel değerler katmış bana. Şimdi kimi zaman yalnız olduğumuz restoranlarda artan yemekler kova kova çöpte….
Kışlık üzümlerin tavana asıldığı, sıra sıra karpuz kavunların saklandığı, hasır örtülerin üzerinde elmaların korunduğu o kocaman kiler hala gözümün önünde. Şimdi çoğu yiyecek katkılı paketlerin içinde, dondurucularda, marketlerde…
Niyetim eleştirmek değil. Her türlü yeniliğe açığım ama iyi ki bir önceki nesilin hayatını da yaşamışım demek sanırım önemli bir deneyim. Değerini bilmeyi, sorgulamanın da gerektiğini gösteriyor insana. Gençlerimizin küçümsemeden dinlemesi gereken, o dönemlerin içindeki asıl, yetinme duygusunun, korumanın, insan değerinin önemini hissetmesi gereken günlere özlemle….

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

İlham her yerden Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İlham her yerden yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İlham her yerden yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
13.8.2026 21:58:39
5 puan verdi
Bir çocuğun oyuncak isteğinden yola çıkıp koca bir geçmişin kapısını açmışsın. Macuncudan halı tezgâhına, tek tabağa uzanan kaşıklardan tavana asılan üzümlere kadar her ayrıntıda çocukluğun sıcaklığı var. Asıl özlenen eski eşyalar değil; yetinmenin, paylaşmanın ve küçük şeylerle mutlu olmanın güzelliği… İçtenlikle okudum.

Kutlarım kardeşim, kalbî selamlarımla.
Etkili Yorum
Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
13.8.2026 15:27:03
5 puan verdi
Değerli şairemiz, yazınızı okuyunca şöyle bir geçmişe yolculuk yaptım geçmiş zamana. Ne güzeldi o geçmiş zamanlar. Herşeyimiz dört dörtlük olmasada, her istediğimizi bir anda bir arada bulamasakta güzeldi o günler. Köyümüzün yakınındaki çeşmeden eve eşekle su taşısakta güzeldi o günler. Anamın yaydığı yayıktan taze çıkan kar gibi yayık yağını yufkaya dürerek vermesini ve iştahla yediğimi hiç mi hiç unutamadığım o günler güzeldi.
Şöyle bir düşününce insanın bir garip yolcu olduğunu ve ölüm gerçeğini düşünmek bile çocukluğumuza engel değildi.
Ya şimdi? Her şey bir sorun, bir dert ve çekilmez çile gibi geliyor düşününce.
Değerli şairemiz, geçmişin dar bir geçimi olsada ona özlemini, şimdinin bolluğunu ama alabildiğine israfın olduğunu çok güzel anlatmışsınız.
Tebrik ediyorum ve kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler diliyorum.
Etkili Yorum
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
13.8.2026 15:15:36
Değerli Dost.
Bazen bir “hayır”ın sesi, bir çocuğun çığlığından daha güçlü yankılanır.
O markette, yerde kıvranan minik bedene rağmen “almayacağım” diyen annenin sesi, aslında bir neslin unuttuğu en kadim şarkıyı hatırlatıyordu: yetinmenin şarkısını.
Biz o şarkıyı teyzelerin avuçlarında, fındık kabuklarının çıtırtısında, halı tezgâhının ritminde, tavanlara asılı üzüm salkımlarının gölgesinde öğrendik.
Küçük bir mika kaptan çıkan dondurma kaşığı bile yetiyordu dünyayı kurmaya.
Şimdi ise her “istemiyorum”un karşısına devasa vitrinler, parıltılı paketler ve sonsuz seçenekler dikiliyor.
Ve biz, o seçeneklerin arasında kaybolurken, asıl kaybettiğimiz şeyin adı “yeter” oluyor.
İyi ki o “hayır”ı duyanlar var hâlâ.
İyi ki bir önceki neslin toprağa, el emeğine, paylaşmaya, sabra dair o sessiz bilgeliğini taşıyanlar var.
Çünkü yetinmeyi bilmeyen bir çocuk, hiçbir zaman gerçekten doymayacak.
Ve yetinmeyi öğreten bir anne, aslında çocuğuna en pahalı oyuncağı değil, en değerli mirası bırakıyor:
kendi kendine yetebilme cesaretini.
O marketteki kısa sahne, aslında bütün bir çağın ayna tuttuğu derin bir hikâyeydi.
Ve sen o hikâyeyi yazarak, unutulmaya yüz tutmuş bir şarkıyı yeniden seslendirdın.
Teşekkürler.
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
13.8.2026 14:33:31
5 puan verdi
Bizi nostaljik bir yolculuğa çıkaran, geçmişin ve yetinmenin değerini bu kadar zarif anlatan kaleme sağlık. Harika bir yazı olmuş, tebrikler!
Etkili Yorum
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
13.8.2026 13:33:43
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık, o kadar içten ve güzel yazmışsınız ki... Market sahnesinden başlayıp teyzenizin halı tezgahına, kilerdeki kışlık kavunların kokusuna kadar resmen o günleri yaşadım. "Beş kırmızı, yedi yeşil" diyerek atılan o ilmekler gözümde canlandırdı çocukluğumu. Şimdiki her şey çok süslü ve paketli ama o eski neslin sofradaki samimiyeti, o "yetinme duygusu" bambaşkaydı. Okurken hem hüzünlendim hem de çok keyif aldım. Kaleminiz daim olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL