1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
79
Okunma
Çok farklıdır karanlıkları dağıtışımız. Zaman içinde kendimiz bile farklı farklı dinlendirmişizdir ruh yorgunluğumuzu. Kimi zaman öfke kusmuş, kimi zaman yorganın altına saklanmış, kimi zamanda tüm bedelleri kendimize kesip, kaldığı yerden devam etmeyi seçmişizdir. Hiç bir şey olmamışcasına, incinen yüreğimizin böyle atmaması gerektiğini bilerek…
Kimimiz bir örtü örter üstüne… Belki dersini almış, sınavını vermiş, sonsuza kadar gömmüştür. Ya da o örtünün altındakinin bir gün hortlayacağını düşünememiştir.
Kimimiz, kimi bulduysa anlatır.Kimimiz, kendi derinliğinde saklar. Yaradana sığınırız. Evrenin bir bildiği var deriz, meditasyonlarla şifa bulmaya çalışırız. Farklıyız hepimiz…
Kendimize bile dillendirmekten korkarız bazen. Bizi nasıl görmek istiyorlarsa öyle bakarız içimize. Farklıdır yaşanmışlıklarımız, izleri değişik değişik hepimizde…
İşin sırrı galiba kabullenmekte…
Yeni yeni karanlıklar olacaktır. Eskiler tekrar tekrar yoklayacaktır. Bitmez… Yok öyle pespembe rüya gibi bir hayat.
Sızılarımız, hazmedemediklerimiz, özlemlerimiz, düş kırıklıklarımız hep bizimle. Yaşayan duyguyu tanımlayabilmekte mesele…
Yüreğim yanıyorsa yansın köküne kadar. Düştüysem bırak orda kalayım bir müddet. Duyguyu inkar ederek, üzerini örterek, kendimizi kandırarak, herkesten saklayarak yok edemiyoruz ki acıları. O duyguları dibine kadar yaşarken, kendimizide sorgulamıyor muyuz, yüzleşmiyor muyuz aynada? Saklı gücümüzü farkederek çıkmıyor muyuz yine aydınlığa? O zaman izin verelim kendimize, saygı duyalım hislerimize…
Benden bu kadar…
Acınıza, neşenize, çaresizliğinize, umudunuza saygılı dostlarınız olsun, sevgiyle kalın…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.