4
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
126
Okunma
Kargo bekliyordum. Zili duyamam diye güzellik uykuma yatmayıp, koltukta annemin deyimi ile gözlerimi dinlendiriyordum. Hafta sonu olduğu için apartman komşularının çoğu yazlıklarındaydılar. Kendi sessizliğim, apartmanın sessizliği, mahmur halim, ince bir inilti ile kesildi.
İlk önce anlayamadım. Hasta biri mi var apartmanda? Yan apartmandan mı geliyor? Balkona çıktım ses kesildi. Dairemin kapısını açtım. Apartmandan geliyor. Nasıl acı çekiyor, nasıl içten ağlıyor. Komşumuzun küçük köpeği idi. Sesi merdivenlerde yankılandığı için, daire kapısının arkasında olduğunu ve yalnız kaldığı için ağladığını anladım.
Ben de 13 sene köpeğimi beslemiştim. Hâlâ burnumun direği sızlar hatırlayınca. Dip dibe, koyun koyuna geçirmiştik yıllarımızı. Kızım üniversite için evden ayrılınca benim için can yoldaşı olmuştu. Alışverişe çıktığımda aklım onda olur bir an önce eve dönmeye çalışırdım. İlk günlerde o da, evden giderken mızırdanmaya başlar, beni de al diye üzerime tırmanırdı. Evcil dostlarımızın evde yalnız kalmak değil, bizim geri dönmiyeceğimiz korkusunu yaşadıklarını bildiğim için evden çıkarken “ Mama alıp geleceğim” demeye başladım. O zaman geri çekilir ve ilk yıllarında yasak olan yatak odasına doğru bakardı koridordan. Tabi kuyruğunuda sallardı o arada, yalnız kalıp annesinden gizli sigara içecek olan ergen çocukların sevinciyle. Ben döndüğümde, anahtarımı çevirirken duyardım yataktan atlayışını, çıtır çıtır mermerin üstünde koşuşunu. Onu koridorda yerde yatarken bulurdum. Uslu çocuk… Yatakta iki yastık arası vücudunun bıraktığı izi nasıl düşünsün ki.
Komşumuzun köpeğinin acı ağlayışı yine beni eski anılara götürdü. Çocuğum gibi baktığım, insanmış gibi davrandığım köpeğimin anısıyla bu küçük köpek içimi acıtmıştı. Kapı önünden onla biraz konuşursam belki sakinler diye düşündüm. Hata ettim, yalvarır gibi havlamaya başladı.
Asla komşularımı gürültünüz oldu, tadilat ne zaman bitecek diye rahatsız etmem. Adım seslerinin bile duyulduğu yeni apartmanlarda insanlar dört duvarının arasında tedirgin olmadan yaşayabilmeli. Gürültü gelir geçer, insanlıktır baki olan.
Bu küçük canlının gürültüsü bir çekiç sesi değildi ki. Canı yanıyordu sadece, ya korkudan ya endişeden. Apartman grubuna yazdım hemen. “ Köpeğiniz çok ağlıyor, Ne Yapabilirim” diye. Komşum gelmelerinin beş altı saat bulacağını, rahatsız ettiği için özür dilediğini söyledi.
Rahatsızlık mı? Konu benim rahatsız olmam değildi ki. O yavrunun ağlayışına kayıtsız kalan bir besleyeni olmasıydı.
İnsan bir iki yaşlarında bebeğini nasıl evde saatlerce bırakamıyorsa bu can içinde öyle düşünmeliydi. Yine kendimi çaresiz hissettiğim bir olayın içinde buldum, her zaman da bulurum. Saatlerce sürmedi ağlaması ama beni bu yazıyı yazacak kadar üzdü. Patili dostlarımız da duygusu olan, düşünen, plan yapan, bir çocuk gibi zayıflıklarınızı kullanan çok zeki canlardır.
Sevelim, sevdirelim…
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.