2
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
162
Okunma

Şevket’in..
O don atlet hâliyle kapıya mı koşturacağını
Yoksa pencereye mi yöneleceğini
Şaştığı an, mahallelinin sesi de göğe yükseldi
Necla abla’nın o kulak tırmalayan
"Irz düşmanları!" feryadı, gecenin
Tüm gizemini bir anda yerle bir etti
Yan odadaki o "kipritsiz yanan kandil"
Çoktan sönmüş, yerini can havliyle atılan
Adımlara bırakmıştı
Şevket bir kapıya bakıyor, bir dışarıdan gelen
Uğultuyu dinliyordu "baban gelmiş!"
Dediğimde adamın dizlerinin bağı çözüldü
Bizim o "temelden başlayalım" dediğimiz
İnşaat, daha ilk tuğlayı koyamadan
Sanki mahallelinin öfkesiyle
Başımıza yıkılacak gibiydi..
Pencereden atlayan kadının fistanı
Rüzgârda uçuşurken, sokaktaki kalabalıkta
"Çıkın dışarı!" diye evi inletiyordu
Şevket kekeleyerek:
— Yahu, dedi,
Hani dünyalık hâliydi?
Bu resmen kıyamet hâli!
Tam o sırada kapının menteşeleri
Dışarıdan yüklenen o öfkeli kalabalığın
Ağırlığına dayanamayıp kulakları
Tırmalayan bir gıcırtıyla esnedi
İçerideki o ateşli kadın,
Dudaklarındaki çatlağı unutmuş,
"Ben demedim mi elini çabuk tut diye dedi
Dedim nasip kısmet meselesi bu işler
Baktım şevketin eli ayağı birbirine dolaştı
Dedim şevket, bırak şimdi dünyalık işleri
Eğer şu kapı açılırsa,senin fazla mesai
Mahalle meydanında bitecek!
Şevket titreyen elleriyle pantolonu ararken,
Dışarıdaki yaygara iyice ayyuka çıktı...
Şevket bir yandan don atlet titriyor
Bir yandan da tek ayağını
Pantolonun paçasına geçirmeye çalışırken
Dengesini kaybedip odadaki eski sehpanın
Üzerine devrildi çıkan gürültü dışarıdakileri
Daha da alevlendirdi.
Dışarıdan meymenetsiz karının
Sesi hâlâ yükseliyordu:
— Çıkın dışarıya, mahallenin namussuzları!
Diye feryadı figan ediyordu
Kapı öyle bir yumruklanıyordu ki,
Şevket’in babasının vurduğu her darbede
Sanki duvarlardaki sıvalar dökülüyordu
Ev sahibi içerideki yangını söndürmeyi
Çoktan bırakmış, can havliyle
Sanki pencereye doğru hamle yapacaktı
Bizim o ateşler içindeki misafir kadın ise
Bana dönüp..
— E ne duruyorsun? dedi,
Hani inşaata temelden başlayacaktık?
Bak mahalleli harcı karmış, bizi bekliyor!
Dedim:
— Yahu hatun, harç değil bu,
Bildiğin can pazarı!
Temel atmaya fırsat mı kaldı..
Tam o esnada..
Şevket halının üstünde sürünerek
Yanıma geldi, paçamdan tuttu:
Kardaşım, dedi, kurbanın olayım
Babama yakalatma beni!
Bu yaşta don atlet mahalle meydanında
Kuşa döndürür bizi!
Tam o sırada dış kapının
Kilidinden "çat" diye bir ses geldi.
Menteşeler pes etmek üzereydi.
Necla abla’nın feryadına mahallenin
Gençleri de katılmış, aşağıda adeta
Bir nizamiye karakolu kurulmuştu..
Baktım olacak gibi değil;
Şevket’i omzundan tuttuğum gibi
Ayağa kaldırdım, kadına da
Çabuk pencereden bahçeye atla dedim
Ve Şevkete dönüp
Kaçış yok Şevket, madem ihale bize kaldı,
O zaman dik durup bu şantiyeden
Alnımızın akıyla çıkacağız
Açıyorum kapıyı!
Şevket’in gözleri yuvalarından fırladı,
Yapma!" demeye kalmadan
Kapının koluna uzandım...
Devamı yakında
Onur Altınok
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.