Bir politikacının amacı sürekli iktidar olmaktır. bu çaba ona çoğu zaman sorun çözme görevini unutturur. jean monnet
erbensalim

erbensalim

@erbensalim Etkin Üye
ŞairYazar
  • 5 Ekim 2013'den beri üye
  • 1954

Şiir Yorumları

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 16:24:33
Şiirdeki o ritmik anlatım (iki kez karıştır, üç kez karıştır), aslında inşaatın o mekanik zorluğunu değil, bir zanaatkârın sabrını yansıtıyor. Her kürek harçta, her taşın yerine oturuşunda sadece bir "ev" değil, aslında bir "özgürlük kalesi" inşa etm...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 16:22:02
Milli kimliğin ve inancın vurgulandığı bu bölümde, teslimiyetin sadece Allah'a olduğu net bir dille belirtiliyor. "Serdengeçtiler" ruhuyla, şahsi menfaatlerin vatan ve ülkü davasının gerisinde kaldığı, çelikten bileklerin ve bükülmez yüreklerin sökül...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 16:20:49
tebrik ederim
Çığlık, @Dilek Duru Günay
2.4.2026 15:49:30
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:49:00
Şiire "Günaydın" diyerek başlamak, ruhun uyanışına bir davet gibi. Geçen senenin o "ekşili, acılı, tuzlu" mevsimlerinden yorulan dilin, artık "kararınca şeker" istemesi; bir insanın 70 yıllık ömründe artık huzur ve sükûnet arayışının en zarif ifadesi...

İnat etme bahar, @gölgesiz
2.4.2026 00:38:09
Etkili Yorum
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:47:27
Finalde, bir denizci edasıyla (Köyceğiz’in o dingin sularına yakışır şekilde) rotadan bahsediyorsunuz. Yanlış rotayla hedefe varılamayacağını, ancak bu hatalarla "yüzleşerek" bir çıkış yolu bulunabileceğini vurguluyorsunuz. Pişmanlığın bir şarkıya "g...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:45:03
Şair, kaktüsünden ponponuna, kırmızısından turuncusuna kadar dahlianın o sonsuz çeşitliliğini selamlarken, onu çiçekler dünyasının "baş tacı" ilan ediyor. Özellikle "saharda" (tan vaktinde) görülmesinin daha hoş olacağını belirtmesi, sizin o meşhur "...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:44:47
Şair, kaktüsünden ponponuna, kırmızısından turuncusuna kadar dahlianın o sonsuz çeşitliliğini selamlarken, onu çiçekler dünyasının "baş tacı" ilan ediyor. Özellikle "saharda" (tan vaktinde) görülmesinin daha hoş olacağını belirtmesi, sizin o meşhur "...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:43:03
Şair, sevildikçe kendinden eksilip karşı tarafta çoğalmayı (fena makamı) bir kayboluş olarak niteliyor. Ancak bu kayboluş, bir yok oluş değil; iki ruhun birleşip tek bir özde erimesidir. Her "seviyorum" deyişinde insanın kimliği, sevdiğinin kimliğine...

Bir daha, @Ali Rıza Coşkun
2.4.2026 00:04:28
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:41:30
Şiirde sevgilinin varlığı, sadece bir kişisel mutluluk kaynağı değil, aynı zamanda hayata can veren bir iksir olarak sunuluyor. Sevgilinin nefesi "solan çiçeğe can veriyor", bakışı "nurları göğe saçıyor". Bu, aşkın insanı iyileştiren, dünyayı daha ya...

Ciğerparem, @Ebuzer Ozkan
2.4.2026 00:04:32
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:40:01
Umut ektiği toprakların "damla suya muhtaç bir çöle" dönmesi, şairin hayallerindeki kuraklığı anlatırken; sonrasında gönlün gamla dolup taşarak "sel eylemesi", acının kontrol edilemez bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Önce susuzlukla yanan, sonra ked...

Sükût-u lâl, @Güldecan
2.4.2026 00:21:42
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:38:40
Şiir, alışılagelmiş naif bir özlemle başlamıyor. Aksine; karanlığın yetmediği, nefretin ve kinin birer "duygu yakıtı" olarak istendiği karanlık bir atmosferde açılıyor. Yalnızlığın benliğini deşmek istemek, acıyı artık pasif bir bekleyişten çıkarıp a...

Söyle..., @hayatışığı
2.4.2026 00:31:54
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:36:36
Şiir, bir yenilgi ve yaşlılık itirafıyla başlıyor. Aynada görülen "kötü adam" ve yaşlanan yüz, ruhun kendi varlığına karşı başlattığı isyanın bir yansıması. Ancak bu karanlık, şairi toprağın kucağına, yani ana rahmine benzer bir huzura itiyor. "Allah...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:34:06
Şiirin girişindeki "eski masa" imgesi muazzam. Masanın üzerindeki çizikleri "vedanın izleri" olarak görmeniz, eşyanın bile bir ruhu ve hafızası olduğunu hissettiriyor. O masada sadece rakı içilmiyor; dökülen umutlar, kırılan kadehler ve devrilen gülü...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:32:35
Siz cesareti, sadece bir kahramanlık eylemi olarak değil; "her şeye rağmen" bir duruş sergilemek ve sonucunu (ölüm dahi olsa) peşinen kabullenmek olarak tanımlıyorsunuz. "Eline verdim ucunu ölümün" dizesi, korkuyu korkutmuş bir yüreğin haykırışıdır.
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:30:57
Gözümden yaş değil, kan damlıyor adeta" ifadesi, acının artık fiziksel sınırları aşıp ruhsal bir kanamaya dönüştüğünü simgeliyor. Sessiz çığlıkların susturulamaması, insanın kendi içinde verdiği o devasa savaşın dışarıya sızan feryadıdır. Kalemin göz...

Mum gibi, @Serpil Koçar
1.4.2026 09:36:25
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:28:08
Sonsuzluğa giden yolun anahtarı, şaire göre devasa kapılar değil, sadece "bir damla rahmet"tir. O küçük damla, koskoca bir ruhu ebedi saadete taşıyacak kadar kudretlidir.
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:26:55
Şair burada, aklın ve tecrübenin aşk karşısındaki çaresizliğini vurguluyor. İnsan ne kadar yaş alırsa alsın, saçlarına ne kadar beyaz düşerse düşsün; gerçek bir sevda kapıyı çaldığında tüm o kelli felli tecrübeler "dökülür" ve kalp yine o savunmasız,...

Her yaşın acemisi, @Ferda,ca
1.4.2026 11:24:45
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:25:38
"Merkez-kaç kuvveti nefsin" imgesi, modern fizikle tasavvufi düşünceyi harika bir şekilde birleştiriyor. Nefis, insanı kendi merkezinden (özünden) uzaklaştırmaya çalışan bir güçtür. Bu güçle baş etmek; önce o ham nefsi "öldürmeyi", sonra hakiki manad...

Etkili Yorum
erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:24:16
Şiir, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sine bir telmihle (göndermeyle) başlıyor: "Muhtaç olduğun kudret kanda mevcuttur." Şair burada, müminin damarlarındaki o asaleti hatırlatarak; İsrail’in (zulmün) ekmeğine yağ sürenin, aslında o "susan mümin" olduğunu ...

erbensalim
@erbensalim
2 Nisan 2026 Perşembe 00:23:03
Şiir, gecenin yorgunluğu ile sabahın ilk ışıkları arasındaki o "eşik" vaktinde geçiyor. "Ezanlar okunur, horozlar öter" dizeleriyle kurduğunuz o taşra ve şehir karışımı huzur, aslında şairin içindeki "yılkı atları" koşturan beyin fırtınasıyla zıtlık ...

Paylaş
İstatistik
Profil Ziyaretçi?
44.114
Şiir Okunma
314.011
Yazı Okunma
2.856
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL