44
Yorum
70
Beğeni
5,0
Puan
1721
Okunma


Şebnem var dalında, boynunu eğmiş
Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Son bahar gelmeden hüzün mü yağmış
……Kaç bin dua geldi, dilime benim
……Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Rahmet yağmurları, sessiz dinerken
Gül dalına, gizli güçler, sinerken
Göz yaşlarım, ılık ılık, inerken
……Bend engel olmuyor, selime benim
……Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Şarkılar, türküler, merhem olmuyor
Şu deli gönlümde, yerin dolmuyor
Gül-i zar virane, kokun gelmiyor
……Hazan eşlik eder, yelime benim
……Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Mevlâ’mdır var eden, her şeyi yoktan
Çıkamadım gül’üm, ben henüz şoktan
Sağlıklı bir ömür, dileğim Hâk’tan
……Niyazlar konmuyor, elime benim
……Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Ne günüm gün artık, ne gecem gece
Ömrü doldurmaktır, zaman sadece
Artık dudağımda, adındır hece
……Gülen var mı bilmem, halime benim
……Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Müminin tavafta, dönüşüyüm ben
Bülbülün şikar’a, konuşuyum ben
Zümrüt-ü Anka’nın yanışıyım ben
……Çok iyi baksınlar, külüme benim
……Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Bir şeyler söylemek çok kolay dile
Aşığa mükafat, çileymiş, çile
Lüzumsuz; sazını, alsa da ele
……Mızrap değmez oldu, telime benim
……Yine hüzün değmiş, gülüme benim
Sadık DAĞDEVİREN
Aşık LÜZUMSUZ
ŞEBNEM: Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, çiy.
ŞİKAR: Yaban gülü
ZÜMRÜT-Ü ANKA : Yanıp, küllerinden yeniden doğan mitolojik bir kuş
5.0
100% (57)