2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1164
Okunma

Paslı ...demir kapıların eğrelti duruşları hüznü hatırlatıp duruyordu...
demir kapı ardında kümelenip... ateşe hücum etmiş pervaneler gibi
yanıp kül olmayı istiyorlardı.....
Kem gözlü bakışlar, kana bulanmış kundaklar...hayallerinde
takılı kalmış savaşçı annelerin..... Onca kalleşliğin yaşandığı vahşet
ve sürüp giden savaşlar...sürekli acıtıyordu yüreklerini
Anlamsızdı kalmaları....
Bir Gece hedeflerine doğru hazırlandı yolcular...
Vakit geç olmadan çoluk çocuk
Yüklendi sırtlarına elzem olanlar...
Han, hamam, köy, toprak ardına bakmadan..
Çapraz ateşler arasından aç susuz
kaçıyorlardı özgürlüğe
Tel örgülü dar geçitlerden kaçışları
Tutsaklığın pençesinden kurtarıp
Kanatırken bedenlerini
Genişletiyordu ruhlarını ..
Acılar kayıplar yangınlar
Ayırmıştı eti kemiğinden
Depresif olanların dokundu
Tetiğe parmakları....
Bastı bacak çağırtkanlar...
Pençeli avcılara duyurdu..
çığlıkları...
Akbabalara yem olmadan
Soluklarını Yuttular...
Bitap düştü Hancılar..
Çözüldü dizlerinin bağları
Dediler..
Aşarız biz bu Dağları...
Yansıyan su seraplarını içtiler ....
Kurudu damakları...
Özgürlüğe tekrar doğurdu
onları eski toprakları
Bıçak gibi kesti sınır hatları...
Mültecilerin göbek bağlarını...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.