16
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
2532
Okunma
Dün akşamüzeri müthiş bir kum fırtınasına maruz kalmıştık,
yağmur yağmakla yağmamak arasında kararsız.
Sabah işyerime gelirken dünden eser yoktu, pırıl pırıldı her yer ve aydınlık.
Belli ki gece bir parça yağmur düşmüştü ağaçlara. Yapraklar memnun, biz
memnun..
öyle güzel ki hava;
insanın durmaksızın yürüyesi geliyor
nereye, ne yöne bakmadan...
ardına dönmeden.
geceden yunmuş paklanmış
dünün tozu dumanı.
ağaçlar neşeli, yapraklar ürkek...
ama her birinden umut fışkırıyor doğaya.
işte tam bu an,
memleket özlemi öyle ağır bastı ki;
zehir bir tat çöreklendi göğüs kafesime.
yaşamın en güzel yanı ne biliyor musun?
telaş... her şeye geç kalma telaşı.
koş koşabildiğin kadar, sev sevebildiğince...
diyeceğim de, vakit çok geç.
bugün mevsim de senden yana, iklim de.
hani böyle bir gündü ya vedasız gidişin;
hatırla... ben de ölmüştüm seninle birlikte.
bugün de aynı duygular içindeyim;
saçlarım yine topuz, kıyafetlerim salaş.
yüreğimde ağrı, sol kolumda o uğursuz sancı...
aslında mutlu uyandım sayılır,
sonra süslü bir kahvaltı sofrası:
bir kibrit kutusu yağsız peynir,
iki dilim kepekli ekmek.
üç-dört tuzsuz zeytin desem de inanma;
kaçırdığım oluyor ipin ucunu
domateslere tuz niyetine...
neyse... sen bakma bana.
her sabahım böyle geçecek nasıl olsa,
duygu sağanakları altındayım yine
hele caddeler bir canlansın bakalım;
belki o zaman uyanırım hayalden.
günaydın güneydoğu,
günaydın canım memleketim...
Hatice AK/17 kasım 2015
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.