15
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
1002
Okunma
Bir arpa boyu sevinçten
Sonra mayalandı acılarımız
Kucak kucağa toprak ölülerle sarmaş dolaş
Gözkapağını kaldırsın mavi gök
Uyansın köyler, uyansın kentler
Asılsız bir seferberlik var gönüllerde
Göçler kana boyanıyor
Siyonist darbelerle
Mavi denizlerin adı kötüye çıkıyor
Köylerin dizlerine düşüyor bulutlar
Ne köyler eski köy
Ne şehirler eski şehir
Ne sonbahar eski sonbahar
Bak hala yemyeşil yapraklar
Duruyor dallarında yapraklar
Yaprak bile düşmüyor dalından
Ölüler üstüne silah sıkıyor kahkahalar
Avuçlarımda kapattığım fakir mutlulukları
Kurşun sıkıyorlar mevsimlerde kafayı sıyırdı
Yüzükoyun uzanmış bulutlar gökyüzüne
Buna rağmen güneş yakıyor tepede
Muhabbeti duyuluyor terli çocukların
Birbirine karışan seslerinin içinde olsaydı
Oynasalardı şimdi o kıyıya vuran cesetlerde
Hırsımızdan çatlıyoruz
Göklere silah sıkıyoruz veryansın dilimizle
Kahbe gölgeler bile avutmuyor bizi
Kendi elimizle diktiğimiz yamalıklar
Dikiş tutmuyor sökülüyor
İler tutar yanı yok
Çanak gibi gezdiriyoruz elimizde
İçi boş yarım yamalak hayatları
Bak bu Eylül ’dede umutlar sarardı
Ay vurur odalara kapsül kapaklı pencerelerden
Üstelik kuşlarda göç etmiyor
Haberdar belliki
Sıcak iklimlere ateş düştüğünü biliyorlar
Haber almış olmalılar
Alıcı kuşlardan
Şimdi deniz kenarında olsam
Sahil resimleri çizerdim size
Şimdi oysa,
Güneş silindi gönyemizden o sahilde
Karanlık gecelerde ölü çocuklar doğurdu denizler
İnsanlar balık olmuş
İşini yüzdürüyor
Koca koca kentlerden kaçıyorlar
İnsanlar kendi yangınlarından kaçıyorlar
Barut kokusu geliyor
Fabrika bacalarından akşamları
Gözünün yaşına bakmıyor
Gükyüzünün mavinin
Canını okuyor
Köylerin
Kentlerin şehirlerin
Ve asamile olmuş doğal hayat
Söyleyin hangi birine yanalım!!
Nurten Ak Aygen
05.09.2015
5.0
100% (27)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.