geceyi yalnız bırakıp tüm karanlığın kemiklerini kırmış kadar mutlu
ölmeyi dileyecek kadar canlı
farkedilmeyecek kadar ölüyüm
dünyanın bütün renkleri hızla kirleniyor
bazıları kilometrelerce
beyaza koştukça çamura batıyor
sanırım
onlardan habersiz
vakit geçiriyorum diğer
vakitlere inat
iyileşiyorum
bir çoğunun zihninde intiharlarım ağır geliyor biliyorum
ve
rahatlamayı diliyorum
hiçbirşey yok gibi
düşüncelerim sohbete gireli çok
zaman oldu
demli çay ve üstelik krakeri çok seviyor olsam gerek
nezdinizde yitirilenlere sarılmak gibi huyum yok
ama acıyorum
bir konuşabilsem
heceleyerek
susmayı yeğliyorum
-ulan bahse girerim
yeme içmeden kesilebilirim-
görüyorum
ki
şizofrenik
güzel sanılan insanlar beyin etiyle besleniyorlar
ne olur bir/iki güzel şeyden, der gibi
yığınlarca kurba öpüyorlar,prens umuduyla
nebiçim
sevgi lan bu!
asıl meselenin
aşk flimlerindeki tüm romantik adamların
aşka zemin hazırlamasıyla başlıyor
ertesi gün 5 kez daha izleniyor,artık öpüşmek falan da yok
bazı kötü sesler
kötü kokular
saldırgan susmalara uğradıkca, kaybolduğumu hissediyorum
hiçbir uyarıda bulunan olmuyor
bağlarım kopuyor,hislerim zedeleniyor
hayal kırıklığı yaşıyor olsam gerek
ey milletim zihnim yine bugun 2 saat geç girdi devreye,istediğiniz gibi oynatın rollerinizde
işte tam olarak kafka’nın dönüşümünden sonraya uygun düşüyor söyleyeceklerim
dilimi zapt ediyorum hunharca ,argolar birikiyor peşpeşe
atıyorum bacak bacak üstüne
bilim adamları sigaramı yakıyor.
kadınlar ağlıyor
çocuklar büyüyor
adamlar ölüyor
son
b
ölümde