1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1507
Okunma
İntihar dolusu satırlar yazıyorum sana aşkım.
Bir başkası olsaydı yerinde , utanırdı beni sevmediğine.
Varlığın ürpertirken yokluğunu yaşamanın tarifi imkansız
Bir sana yazarken tıkanıp kalıyorum.
Sonra elimi ayağımı koyacak bir yer bulamıyorum.
Yine sendeleyip çakılıyorum yerlere.
Sahi özleyecektin hiç gitmemiş gibi bakacaktın yüzüme madem.
Neden gittin ?
Yada gittin …
Peki hiç gitmemiş gibi nasıl bakıyorsun yüzüme…
Hiç gitmemişsin gibi sevmemi nasıl bekliyorsun seni tekrar tekrar…
Ben bunca yıldır seninle beraberken
Neden bunca yıldır bu kadar yalnızım.
Her engelde kaçmak niye ,
Her defasında kaç yıl daha beklemeliyim seni..
Her gittiğin günün ertesi ,
Olmadı bir daha.
Boğazımda zehirden bir yumru kaldı biliyor musun.
Yutkuna bilsem geçiçek sanki .
Ama inan yutkunmak değil
Bağıra bağıra boğazlarımı yırtsamda geçmiyor.
Yıllar önce bir şarkıda duymuştum
“ Eller yalan hain dünya , senden kalan bir resim koynumda”
Ben yüzünün her hattını ezberledim.
Sen gamzelerimin yerini ezbere bilebilir misin.
Sahi güldürmedin ki nerden bileceksin.
Sesinin tınısını milim milim ezbere bilirim.
Ezelden duysam tanırım.
Hele ki gök mavisi gözlerini
Tan doğarken sabahıma
Çığ yağmurlar gibi nemle demlenirken
Günesinle buluşup
Yer yüzümü gökkuşağının binbir renklerine boyuyorsun ya
Yemin ederim şakaklarımı parçalamak istiyorum
Es istiyorum , es deli deli hoyratça eş.
5.0
100% (5)