4
Yorum
13
Beğeni
0,0
Puan
1129
Okunma
Aşığın bacasından sanma duman tütende;
Ocakta yanan odun! Aşk odu yanan tende
Takati tükenip de dilden düşmezse sözü
Dillenir içeride ciğerindeki közü
Süzülür süzgecinden bal olup akar özü
Dile gelse dinlesen anlatır neler neler
Nutku tutulur aklın tükenir tüm cümleler
Deryasına erişmez sığ kalır yetmez lügat
Anlatır anlayana bir bir bütün mahlûkat
Dimağına bırakır emsalsiz derin bir tat
Duyana yol açılır, bitimsiz sevda kılar
Duymayana dar gelir geçit vermez kapılar
Aşığın kelamı da nazı da aşıkçadır
Kıvrılır ırmak gibi hem nazlı hem akçadır
Uzaktan seyir ile olmaya sırrı sadır
Kana kana içenler; nur akan pınarından
Hem kanar hem de yanar dağlanıp da narından
Bi’yol uğra aşığın bağındaki bülbüle
Nasıl da yanık yanık nağme söylüyor güle
Sarar bütün âlemi nağmesinde ki şule
O şule ki esrarı sineyi gümandandır
O şule ki ilahi kudrete imandandır
Gel etme! şu sinemi yakıp düşürme dara
Ne bilecek sırrını senin gibi fukara
Ey kalemin sen kara yazdığın senden kara
Yolun düşerse uğra, kapısına aşığın
Var daldır çorbasına bismillahla kaşığın.