3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
641
Okunma
Ardı sıra zihnime düştü bir çok süliet
Değildi hiçbirisi diğerinden daha net
Gerçekliğine dair yoksa da elde senet
Dost başına denilen sayıca azsa da pek
Çoğunluğu kudurmuş ağzı salyalı köpek
Resmettim olanları anlamadım ne neden
Güler miydi ki acep solan yüzler yeniden
Dalından yaprakları döktüler serpilmeden
İnsan nasıl dayansın böyle mendebur çağa
Terennümler bıraktı yerini hıçkırığa
Kardeş bildiklerimiz yattı kör ve sağıra
Besbelli bu sessizlik gebeydi bir çığıra!
Şerllilerin şerrinden yüce Rabbim kayıra
Öyle bir vahşettir ki bu, kıyım üstüne kıyım
Bunlar insan demeye kalmadı hiç varsayım
Devam ederken düşman kanına üşüşmeye
Biçare kalanların hakkı yok mu; küsmeye?
Hakkı yok hiç kimsenin zafiyete düşmeye!
Yakmaz mı; tüm dünyayı arşa yükselen sesi?
Mazeret kabul etmez bu ah yakar herkesi
Yardım için hiç bir şey gelmiyorsa elinden
Gözü yaşlı düşmez mi yakarış da dilinden
Zalim vazgeçmeyecak zalimce emelinden
Silmedikçe mazlumun gözündeki yaşını
Kaldıramaz İnsanlık bu âhın naaşını
Daha kaç bin masum can, alınır kaç bin kere
Gün gelecek zalim de vurulur cendereye
Tüm ihtişamıyla güneş çarpınca pencereye
Yağarken kor alevler o gün zalim başına
O gün merhem olacak mazlumun gözyaşına
Hangi kağıda sığar sıralasam dizgiye
Söz bitince dönüştü hüzünlü bir ezgiye
Bütün kalabalıklığım döndü ince çizgiye
Zihnimin ortasından aktı koca bir nehir
Karmakarışıklığım vurdu geceye mühür
En kalbi dileklerim düşmanla eylerken cenk
İçli yakarışlarım dile olsun pelesenk
3 Nisan 2025
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.