3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
2692
Okunma
Bir Destanı Okumak
I
Bir yanda bayram yeri, bir yanda garip garip
‘Ah vatan ah’ çekmez mi, ecnebi mezarlığı?
Bir avuç toprak için gökleri yere serip
Sırt sırta yatmak mıdır var olma pazarlığı?
Hayat iksiri mi var ölümün peteğinde?
Şu beyaz gül bahçesi kimlerin yattığı yer?
Ne söylüyor şu yazı tepenin eteğinde?
Biri anlatsın neden, “ bir devrin battığı yer”?
II
O/nurun son kalesi, ‘var’la ‘yok’un arası
O/nur ki adı namus, O/nur ki adı vatan
Dün kayıp, yarın meçhul, gün mü? Katran karası
İnce, keskin ve ürkek, kızıl bir çizgidir tan
Gelenler var havadan, karadan ve denizden
Her cephe ayrı mahşer, yaklaşmakta kıyamet
Ölüm getirmekteler altı yüz yıllık izden
Aklın bittiği yerde, insan çuval çuval et
Uyan ey uyuyan dev, silkelen ayağa kalk
Özlediğin gün bu gün tüm sancılar dinecek
Bayrak sancılarında toprak, zaman ve bir halk
Yer yıldız kaynamakta, gökten hilal inecek
Bir devrin gömüldüğü tarihi yazmaktalar
Dirilişin dehası ve inanmış bir nesil
“Ya istiklal ya ölüm” mührünü kazmaktalar
Namus için bin kere çıkmayan can taş kesil
Çelikten duvardılar, etten, kemikten değil
Kandilimiz olurken yüreklerinin yağı
Eğil medeni vampir, asrın cücesi eğil
Her ölüm bir diriliş, her yürek bir kaf dağı
Kaç millet aynı anda yedikleri sillenin
Nereden geldiğini seçemiyor, seçilmez
Obruklar açılır da yerinden her güllenin
“Çanakkale geçilmez! Çanakkale geçilmez!
III
Yırtılan her damarın oluk oluk kan atsa
Ati bıçak sırtı mı, izini süreceksin
Ölümün kıyısında var olmak bir sanatsa
Bütün sanatkârları orada göreceksin
Yüreğine çökmüş de hayâsızlığın kiri
Atmak istercesine çırpınır durur sular
Kağnıların sırtında gülleleri dipdiri
Toplar; mağrur, muzaffer, sonsuzlukta namlular
Ölür mü, vatan için toprağa düşen erler?
Ne muazzam yanılgı mezar bilmek her taşı
Her biri bayrak için bayraklaşan mermerler
Selam kınalı kuzu, selam Seyit onbaşı
Selam şanlı ecdadım, selam asrın Önderi
Tarih hiçbir destanı bu kadar övmemiştir
Hiçbir beden ölümü, hiçbir bayrak gönderi
Hiçbir bedel yerini bu kadar sevmemiştir…
Çanakkale denince içi titremeyen kul
Ya yüreğin körelmiş ya senin ruhun sağır
Bu vatan senin değil, kendine bir vatan bul
Bu bayrak büyük gelir, bu destan sana ağır
IV
Anlasaydık O ruhun milyonda bir yanını
Bilseydik nerden geldik, nasıl geldik ve kimdik
İçmezdi bunca kardeş, kardeşinin kanını
En başta yürüyorduk omuz omuza, dimdik
Gidenle övünmekten geleceği unuttuk
Ne endişe taşırız, ne hicap duyuyoruz
İkilik fetvasıyla ayrı ayrı saf tuttuk
Bir destan gölgesinde yüz yıldır uyuyoruz
Artık silkinelim mi, ayırmadan ırk, dil, din
Bütün yollar Gazi’nin baktığı yöne çıksın
İki yüz elli üç bin Mehmet oğlu Mehmedin
Varisiyim diyenler bir adım öne çıksın.
Şefik Tiryaki
Her destan bir kere yazılır. Geriden gelenlere onu layığı ile okuyup anlamak düşer.
Tarihe yön veren şanlı destanlarımızın kalem erlerini rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.