0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
775
Okunma
Üstüm başım hep sen,
Saç telin
takılı kalmış gömleğimin yakasına
Duruyor hala ellerim de kokusu ellerinin
Dudaklarından boşanan sözler ezberimde
’’Uykumdasın’’
Uykunda mıyım bilmiyorum ama uykum senin
Çığlık gibi yasaklıyorum seni unutmayı
Çığlık atmış gibi utanıyorum seni sevmeye
Ve çığlık ben,
Çığlık ellerimiz.
Gözlerin dokundu sanki bu odaya
Gökyüzüm alev aldı
Çırpınan ses tonlarımla
Sen güneş,bulutlar sen
Bana verdiğin mendil başucumda
Mendilin kokusu sinmiş sanki odama,
Yırtık bir papatya aldım sana
Gözlerine bakmaktan unuttum vermeyi,
Sen hiç unutmayacak olsanda hep sevdim seni
Ama şimdi terketmek üzereyim bu kenti
Ve sanki kalksam ayağa sonunu bilmeden koşacağım sana
Uzaklaşmak mı?
Bu bana hatırlatılmış en büyük iftira
Kalbimdesin,
Yanımda duruyorsun
Eğer bir adamın hayallerine sahipseniz sizi unutmak sessiz bir elveda
Eğer...
Şimdi bekliyorum hiç gelemeyecek olan o gözleri
Bir göç burnunuza yaslanmış dünyaya hükmetmiş gibi
Ve sanki o göç bir yenilgi bekliyor
Seziyorum gelmiyorsun,
Kirpiklerine tutunan elvedalarını değil hoşçakallarını ezberliyorum
Bekledikçe ezberimden dudaklarıma çarpıyor o sözler;
’’Çay karası gözlerin’’
Bu cümle ile beraber beni kirpiklerinden azat et
Ben ne bu söz
Ne de seninle yaşlanan çığlığım ile senden uzaklaşamam.
Bilmiyor musun?
Eğer bir adamın hayallerine sahipseniz sizi unutmak sessiz bir elveda
Eğer...