1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
456
Okunma
Şehrin camları açık
kaos devri diyar mavera uzak
celbime daha çok var alkışlamayın ölümü
konuşmaya daha bir ceset uzağım
boğazıma sinmiş kalabalık is
tepemde gülüşünü okşayan giysiler
yokuşları vahim tuzakları eğlenceli
aklım almıyor bu şarki neden çalıyor şimdi
göğsünü tutan çocuklar ellerimde
beni tanımıyorlar benim gibi
cilt cilt ağlamalarım yok artık
konuşmalarım yüzünden sessizliğimi özlüyorum
ceplerim yine başkasının doldurduğu
doğduğumdan beridir yalnızım
Bu kalabalık ah akşam sinem ince öksürük
başkasının atı benim yelem
diyar diyar yağmuru mu yağar bu yazın
beni başkasının yelesine bağladın
bahar geldi bak ömrümüz yok artık
kışın doğan çiçekler dikildi karşıma bak alnım dağınık
bu pınardan son kez içmişim
bu yokuştan son kez geçmişim
bu seni ilk kez görememişim
Bu hepsi bu
beni kurtarıyorum boynum eğik
göğsüm solumda tabut
fısıltıyla harcanıyorum herkes duyuyor
boğazında bu şehrin kendimi yokluyorum
ilk kez bir gidişi konuşmuyorum.
5.0
100% (3)