1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1285
Okunma
Şu İstanbul kalabalıklığı yüzünde,
Bir mihenk taşı gözlerin.
Ve yüzüne sinmiş hüznün,
Bir öğle arası,
Selimiye telaşı..
Saçların katran karası,
Sarsana yaralarımı.
"Çay demi" sesin,
Kim bilir ?
Hangi limanın vaveylası.
Kokun diyorum,
Belki,
Yatalak rüzgarları.
Boğazım da,
Steril olmayan,
Ölüm sevdası.
Susadım;
Vuslattaki hasret,
Ay’ın yansıması,
Korkma ! hızla geçeceğiz bu virajlı yolları,
Güneş batıyor olacak arkamızdan,
Göremeyeceksin uçurumlarımı.
Geceye,
Yıldızlar meze,
Hafızamda sarhoş balıklarım,
Haramsın.
Ve kavuşmak...
yoksa,
Hiçbir kitapta,
Göçmen kuş olayım,
Bu antik kenti,
Yalnızlığı(m)da...
5.0
100% (2)