Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
EzHeR
EzHeR

Ölelim Arkadaşlar

Yorum

Ölelim Arkadaşlar

( 27 kişi )

16

Yorum

35

Beğeni

4,9

Puan

3860

Okunma

Okuduğunuz şiir 26.2.2015 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
Ölelim Arkadaşlar

Ölelim Arkadaşlar

Dev bir yalnızlık cüce bir kayboluştan iyidir...

bırak gözlerine tutunan sessizliği kırık aynalar avutsun
kapının arkasına astığın kimsesizliğini giy de gel
sen ıssızlığını koy masaya ben yaralarımı
kim kimin ayazında üşümezse kazanır…



sokak lambasının kendini beğenmiş ışığı
yüzümüzü tırmalarken
çaya bandığımız çocukluğumuz
her seferinde tükeniveriyor karnımız doymadan

’batsın bu dünya’ deyip su alan gemilerimizi
sırtımıza yüklerken,
belimize çiviler çakıyor zaman
ne afilli küfürler ediyoruz…
ediyoruz da…
yüzümüze bile bakmadan eteklerini savurarak
ömrümüzden geçip giden umut denen o güzel kadına da
hepimiz aşığız…

yamalı bir düşte ağır aksak debelenirken
kendi gölgemizden ayrı düşüyoruz
şimdi fragmanı kötü çekilmiş bir filmin
karın tokluğuna çalışan fügüranlarıyız
tek ganimetimiz yalnızlığımız
o yüzdendir bize acıyanı değil bizi acıtanı sevişimiz
sevdik de dünyanın kaç bucak olduğunu değil
vatansız olduğumuzu öğrendik…

perde aralarından bizi dikizleyen
romatizmaları başından aşkın teyzeler hep var
kirli yüzlerimize ters ters baksalar da
bozuk paralarımızla merhamet satın alabıliyoruz
mahcubiyetimizin sırtını sıvazlıyorlar…
sıvazlıyorlar da hiç geçmiyor sırtımızdaki yara izleri

süslü caddelerin gençleri alış verişe gidiyor
biz o caddelere direnişe
gocunmuyoruz
pabucumuz yarım ama inancımız tam
biliyoruz
helal lokma bizi tok tutan…
biliyoruz da lokmamız da çilesiz geçmiyor boğazımızdan…

sen bakma özgürlük anıtıyla fotoğraf çektirenlere
adamlığın son kalesi de düştü
kendimizi nüfus kaydından silip
düşelim yollara
’dağ başını duman almış’
vatanımız kalmamış
ölelim arkadaşlar…


EzHeR

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (27)

5.0

96% (26)

2.0

4% (1)

Ölelim arkadaşlar Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ölelim arkadaşlar şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Ölelim Arkadaşlar şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Rampaların Ustası
Rampaların Ustası, @hasan-abi
28.2.2015 10:05:42
Haymatlos idealleri yurtsuz kalandır...
ŞÛRZAN
ŞÛRZAN, @s-rzan2
27.2.2015 19:59:18
Güne yakışmış şiir
Usta kaleminize binlerce tebriğimle
Bandırmalı
Bandırmalı, @bandirmali
27.2.2015 17:47:41
5 puan verdi
Hayatta dik duruşunu sergiledikten sonra önümüzde hiç
bir engel duramaz.Güne yakışan eserinizi kutluyor
saygılar sunuyorum...
kevir
kevir, @kevir
27.2.2015 16:25:49
Tebrik ederim
ayşe1
ayşe1, @ayse1
27.2.2015 15:13:39
5 puan verdi
Ruhu saran güçlü bir şiirdi.
Tebriklerim, sevgilerim ve saygılarımla.
azizeilknur
azizeilknur, @azizeilknur
27.2.2015 13:18:53
5 puan verdi
Tebrikler...
ezop
ezop, @ezop
27.2.2015 12:40:06
5 puan verdi
önce devrim yapacagiz ve devrim esnasinda ölecegiz önceden gerceklesen her ölüm vatana ihanettir..
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
27.2.2015 11:54:12
5 puan verdi
Yüreğinize, emeğinize sağlık.
Kutlarım efendim.
Saygılarımla...
tcetin1
tcetin1, @tcetin1
27.2.2015 09:26:08
Yüreğine sağlık
beren yılmaz
beren yılmaz, @berenyilmaz
27.2.2015 08:33:10
yerin de şiir tebrikler.
gidilecek
gidilecek, @gidilecek
27.2.2015 08:01:40
5 puan verdi
Tebrik ederim tespitler sahici.
Etkili Yorum
Mehmet Binboğa (KuvvA)
Mehmet Binboğa (KuvvA), @mehmet-binboga-kuvva
27.2.2015 02:17:15
5 puan verdi
Çok ciddi bir şiir bu...
Çivi gibi şiir...
Şair belli ki şiiri biliyor; söze hükmediyor, dili şahmeran olup acılar bırakıyor sühan ülkesine.
Henüz ilk bentte, hatta şiirin başlığında devrimci bir ironi var.

"Ölelim Arkadaşlar

"bırak gözlerine tutunan sessizliği kırık aynalar avutsun"---------"Sessizlik" ve "aynalar" kişileştirilmiş.Sanılanın aksine somutlama yok burada; zira "sessizlik" zaten somuttur, evet "ses" nasıl somutsa, kulakla ayırt edilen "sessizlik" de somuttur.Gerçi şair buradaki "sessizliğe"biraz mecaz anlam yüklemiş ya yine de gerçek anlam ağır basıyor.

"kapının arkasına astığın kimsesizliğini giy de gel"--------------Bu dizede "kimsesizlik" kavramı nesneye aktarılıyor.Somutlama yapmış şair.

"sen ıssızlığını koy masaya ben yaralarımı"-------------------------Masaya konan her soyut kavram,bizi ister istemez Edip Cansever'in "Masa da Masaymış Ha!.." şiirine götürüyor.Esinlenme var ama somutlamalar güzel.

"kim kimin ayazında üşümezse kazanır… "---------Bilindik bir söylem , ama yine de yakıştırmış şair.

İKİNCİ BENT

"sokak lambasının kendini beğenmiş ışığı
yüzümüzü tırmalarken"----------------------------"Işık" motifiyle "doğadan doğaya aktarım" yapılmış.Işık, kapalı istiare durumundaki "kedi"ye dönüşüyor.

"çaya bandığımız çocukluğumuz"--------------"İşte orijinal bir söylem, bravo şair!

"her seferinde tükeniveriyor karnımız doymadan"----İdare eder, her dize de sanat kervanı olacak değil ya, bunlar da asker dizeler...


ÜÇÜNCÜ BENT


"batsın bu dünya deyip su alan gemilerimizi"---------"Batsın bu dünya"yı kim kullanırsa kullansın Orhan Baba'ya haksızlık etmemeli, mezkur ifadeyi tırnak içine almalıdır.

"sırtımıza yüklerken,
belimize çiviler çakıyor zaman"-----------------"Bu çivi meselesi ilginç bak, eğer kamburluğu eğretiliyorsa müthiş...

ne afilli küfürler ediyoruz…
ediyoruz da…
yüzümüze bile bakmadan eteklerini savurarak
ömrümüzden geçip giden umut denen o güzel kadına da------teşbih-i beliğ

hepimiz aşığız…"



DÖRDÜNCÜ BENT:

"yamalı bir düşte ağır aksak debelenirken
kendi gölgemizden ayrı düşüyoruz
şimdi fragmanı kötü çekilmiş bir filmin
karın tokluğuna çalışan fügüranlarıyız
tek ganimetimiz yalnızlığımız
o yüzdendir bize acıyanı değil bizi acıtanı sevişimiz
sevdik de dünyanın kaç bucak olduğunu değil
vatansız olduğumuzu öğrendik…"

Aslında şair yukarıdaki "top çevirmeleri" bizi şiire ısındırmak için yapıyor.
Şiirin karakutusu bu bent bence:

"Vatansızlık" kavramı daha ziyade Kürt aydınlarının, şairlerinin sıklıkla kullandığı bir metafor.Konuyu dağıtmayalım, ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Esasında genelde sanatın, özelde ise şiirin romantik temellere oturabilmesi için şairin düzenle bir sorunu olması ve bu sorunun kitleleri bir şahikanın peşinden sürüklemesi gerekir.Bunu başaran birçok şairimiz de var: Nazım'la başlayıp Ahmed Arif, Enver Gökçe, Hasan Hüseyin Korkmazgil'le devam eden bu listeye günümüz şairlerinden Yılmaz Odabaşı, Metin Akdeniz ve Hasan Tan'ı da ekleyebiliriz.

Her neyse, şu dizelerde şair ne düşündü bilmem:

"yamalı bir düşte ağır aksak debelenirken
kendi gölgemizden ayrı düşüyoruz..."


Şöyle denseymiş: "kendi göğümüzden ayrı düşüyoruz..." hem şiire toplumsal bir ruh katılmış hem de "vatansızlık" kavramı damardan pekiştirilmiş olurdu.

Ama hakikaten bu bent, bizim hariçten gazel okuyarak görmezden geldiğimiz malum "kanayan"a parmak basması açısından oldukça manidar.

Şu dizelere bakar mısınız? Vay zalım vay...Harika yahu!

"tek ganimetimiz yalnızlığımız
o yüzdendir bize acıyanı değil bizi acıtanı sevişimiz"

Neye istersen yorumla, ister dağdakini işaret et, ister adadakini...Çok güzeldi bu bent.

BEŞİNCİ BENT:

"perde aralarından bizi dikizleyen
romatizmaları başından aşkın teyzeler hep var
kirli yüzlerimize ters ters baksalar da
bozuk paralarımızla merhamet satın alabiliyoruz
mahcubiyetimizin sırtını sıvazlıyorlar…
sıvazlıyorlar da hiç geçmiyor sırtımızdaki yara izleri"

Yapma be şair, yani az önceki bentten sonra vites küçültülür mü?

ALTINCI BENT :

"süslü caddelerin gençleri alışverişe gidiyor
biz o caddelere direnişe
gocunmuyoruz
pabucumuz yarım ama inancımız tam
biliyoruz
helal lokma bizi tok tutan…
biliyoruz da lokmamız da çilesiz geçmiyor boğazımızdan…"

Klasik devrimci söylem...Fakat "helal lokma"yla cam-çerçeve indirme mevzuatını hangi felsefeyle bağdaştırmış şair anlamak zor.Süslü caddelerde alışverişe giden, askere gitmemek için üç beş kuruşluk el harçlığı ödeyen zengin bebelerinin rahatını kaçırmak devrimci bir hareket sayılsa da, "helal lokma" izleği olsa olsa o caddede camı çerçevesi inen, malı mülkü gençlerce indiragandi edilen esnafla ilgilidir diye düşünüyorum.

YEDİNCİ BENT :

"sen bakma özgürlük anıtıyla fotoğraf çektirenlere
adamlığın son kalesi de düştü
kendimizi nüfus kaydından silip
düşelim yollara
dağ başını duman almış
vatanımız kalmamış
ölelim arkadaşlar… "

Şiirle uğraşırken şair bazen yorulur, peşinde olduğu kılavuzu kaybeder ya da dağınık bilinç o romantik ateşi diri tutmakta zorlanır.
Son iki bentte şair yorulmuş gibi;"Maç bitse de gitsek." havalarında.Şiiri bina ederken mutlaka bir planımız olmalı.Nasıl ki Mauppasant tarzı da denilen olay öykücülüğünde "serim-düğüm çözüm.", Çehov tarzı "durum öykülemesinde "giriş-gelişme-sonuç" planları varsa, şiirde de finale gidişin aşamaları vardır.
Tamam, mevzuyu hafiften hissettirdiniz,"toplumcu-gerçekçi" zaman zaman bireysel duyarlıklara da pencere açan bir şiir kurguluyorsanız,bunun sırası:Önce toplumsal mevzuların dökümü, sonra o sorunun şairdeki yansımaları ele alınıp finale öyle gidilmeliydi, diye düşünüyorum.

Yukarıda Orhan Gencebay'a, Edip Cansever'e yaptığı göndermeleri tırnak içine almayan şair, üçüncü hatasını da Rahmetli Ali Ulvi Elöve'nin "Dağ Başını Duman Almış" şiirini es geçerek yapıyor.Hatta burada savaşa çağırdığı arkadaşları muhtemelen dağa çağırıyor.İronik olan "Türkçü" bir marşın sözleri karşıt bir grupla ilişkilendiriliyor, diye düşünüyorum.
Yoksa ben mi art niyetliyim :))
Adam şimdi çıkıp:
"Yahu Hocam, ne diyorsunuz alla siz? Ben ki Orta Asya steplerinden bir beygir gücünde atlarıyla Malazgirt kapılarından Anadolu'ya dahlolmuş bir ırkın ahvadıyım.Nereden çıkardınız, ampülü-kandili ?" derse napçaz:))

Şaka bir yana, şair dolu dolu biri.
Şairlik kumaşı sağlam.Gerçi ben bu adı çok duydum ama şimdi hatırlayamadım.
Şiir son derece başarılı, bir iki yerde aksamalar var, ama o kadarcık kusur kadı kızında da olur gari:))

Efendim, sizi kutluyor, bu güzel şiirle bizi epey bir güreştirdiğiniz için size teşekkür ediyorum.Başarılarınızın devamını diliyorum.Elleriniz gül koynundan çıkmasın e mi?







Çağan Armağan tarafından 2/27/2015 8:45:23 AM zamanında düzenlenmiştir.
erolgürcan.
erolgürcan., @erolgurcan-
27.2.2015 00:23:28
5 puan verdi




gök gürültüsü gibi olmak şart değil.


Kendinden ne kadar emin ve inanmış bir sesi var şiirin.


Acı ama gerçek bir gülüş gibi şiir.


Tebrik ederim Değerli Şairi.






Çiğdem P. Yüksel
Çiğdem P. Yüksel, @cigdemp-yuksel
27.2.2015 00:14:18
5 puan verdi
Süleyman Bey haklı
Şiiri önceden keşfetmiş. Ciddi bir yürek sesi oysa, nasıl geç kalmışız ki.
Gözüne, gönlüne, cesur yüreğine sağlık Şair. İsminizi bilmiyoruz ama, şiir sesinizi çok beğendik.

Sevgiyle
Süleyman Toprak
Süleyman Toprak, @suleymantoprak
26.2.2015 19:58:41
Biz hem ozgurluk anitiyla fotograf cektirir hem de bize aciyana degil bizi acitani severiz saire.Adina bazen umut cogu kez siir dedigimiz kadina da tutunusumuz ondan.Yine de biz yuruyelim saire yuruyelim,baharinda cicekler acsin diye umutlarimizin...Gozden kacarsa uzulecegim...
Süleyman Toprak
Süleyman Toprak, @suleymantoprak
26.2.2015 19:58:28
.

Süleyman Toprak tarafından 2/26/2015 8:01:40 PM zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL