3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1885
Okunma
Ölü saç teli kadar kırılganım bu aralar bayım
Kökünü çıkarıyorum hayatın
Yönünü bilmediğim zaman rüzgârına kapılmış,
Sırtımı siper ediyorum güneşe
Ve bir kukla kadar aciz,
Bostan korkuluğu gibi yalnız çürüyorum
Ki pörsümüş yerlerinden kesiyorum tenimi
Dağılmadan tüm zehri damarıma,
Kimse bilmiyor…!
Çürük azı diş gibi zonkluyorum bu aralar bayım
İçine içine ağrıyor vurulan hislerim.
Zembereğinden boşalırcasına yağıyor üstüme
Bir ananın etek uçundan sökülen ağıtları
Ve kaltak düşler yüzüyor her sabah lağım sularında
Kâğıttan gemiler batıyor gün akşamüstü
Kimse görmüyor…!
Modası geçmiş ürün misali
unutuldum raflarda bu aralar bayım
Sararmış kat izi kesti bileklerimi
Ve ateş hattına atıp kuruyan dilimi
Kendi salasını okudu
Her gece ninemin anlattığı masallar.
Haramiler kadar yorgunum
kırk kilit vurmaktan göğe
Yedi kat arş oluyorum düşlerime bayım
Gayya kuyusunda diriliyor yeniden acılar
Ve ben defolu günleri dikiyorum
her tan kızıllığında
Gün kan ağlıyor kimse duymuyor.
Ümmü AŞCI
ÜMA
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.