Öyle kibar mütebessim bakıyor ki gözlerin
bir katre nur kondursam küskün dudaklarına
zulümden kaçıp ta keyfin, kısılınca sözlerin
ben benden utandım bırak utanmasınlar
Zatın bir garip
çiçek şimdi orada yalnız
mazide
gülen gözlerin, neşeli hatıralar
annen
baban yıkılmış duy! baygınlıkta bayadır
ben benden utandım bırak utanmasınlar
Göçüp gittiğin yerden bir ılık rüzgar esti
son nefesinle vücuda geldi tüm satırlarım
duyduğum senden gelen boynu bükük bir sesti
ben benden utandım bırak utanmasınlar
Ellerinden tutsam kalkamaz mısın yoksa?
buna inanmayacak seni tanımayanlar
seni dinlemeyenler beni duymaz mı yoksa
ben benden utandım bırak utanmasınlar
Camide duyulmaz seyha şimdi senden bahseden
sana dokunan eller sağlam kalmayacaklar
hayalin olacak ancak afakımda tüllenen
ben benden utandım bırak utanmasınlar
Artık yeter! deyip te dökülsem sokaklara
bize seni hatırlatır senden bize kalanlar
ruhumdaki efkarı döksem ortalıklara
ben benden utandım bırak utanmasınlar
Nasıl etsem
cennete bir yol bulup ta gelsem
nasıl olsa derdimi dinlemez sıradağlar
sana buradan Senle dolu bir de yürek getirsem
ben benden utandım bırak utanmasınlar