1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1044
Okunma

evde daralıyor ruhum..
ve ait olmadığı bu dünyada
dışarı çıkarıyorum...
gezdiriyorum boş sokaklarda
küsmüş gibi dünyaya
gökyüzünü, güneşi gösteriyorum
uçan kelebeğe bakıyoruz sonra
pus kaplamış gözlerini
çenesi, titreyen yavru kalbi
anlıyorum..
peki diyorum
elimdeki küçük serçesin ,ten kafesime konmuş
bu dünyaya savrulmuş...
çözmeye karar veriyorum, ruhumun iplerini..
gözlerinde beliriyor,
-derin bir ışık-
öyle bir ışık ki; yüreğimi kaplıyor..
cesaret aşılıyor...
elimde ipi yürüyoruz köprüye
sonsuzluğun maviliği yeryüzü ve gökyüzü
taş alıp atıyorum denize
kaybolsun diye,
-yada belkide bana arkadaşlık etsin diye-
yok sayıyoruz ya, görünmeyen şeyleri..
yok olmadı, sürdürüyor varlığını
kim bilir hangi dünyanın eşiğinde...
işte kapısı sonsuzluğun...
sabırsızlanıyor ruhum
özgürlüğe son adım...
ve;
bırakıyorum ipini ,uçuşunu seyrediyorum
tuzlu su dolan gözlerimle...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.