4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
901
Okunma
İçime donuk, renksiz düşünceler yağarken
Aydınlık kopan güne, kasvetleri yığarken
Saati inkâr eden, isyan doğdu içime
Ben şimdi ağlıyordum, işlediğim suçuma
Tat vermeyen dilimle, bir yıldızı isterken
İçimdeki güneşi yakalamak isterken
Sarmıştı yüreğimi, bir kedi hırçınlığı
Yakalamıştı birden, bir fikrin sargınlığı
Çılgın köpükler bile, hiç üstüme gelmezken
Bir poyraz telaşında, deniz dahi delmezken
Kalbimi saran fikrim, üstüme geliyordu
Zamandan zaman çalıp, beni hep eliyordu
Süzülen gözyaşımla, ağlıyordum dermansız
Bir fikrin nöbetinde, kalıyordum ummansız
İçimdeki tutkular, perdemi örtüyorken
Hırçınlaşan bu fikir, inatla dürtüyorken
Yanlışımdan doğruya, akan sesle uyandım
Uçuşan hülyalarla, yıldızlara boyandım
Bir gülü sağmak için, Rabbim izin verince
Donmuştu o fikrim, zemheriye girince
Ey Rabbim, ulu Rabbim! Aldın yalnızlığımı
Bu verdiğin lütufla, yardın ıssızlığımı
Saatlerce içimi boğan fikri yaşadım
Hakk’ın inayetiyle, şimdi zikri yaşadım
Varlığımın güneşi, yanan gemiye bindi
Kızıl alev içinde, kalbim ışığa indi
O ışıktı yolumda, şiirimi şiir yapan
Boğulduğum bir anda, kalbime tesir yapan
Amacım değildi hiç, bir fikirle sürtüşmek
Mefkûrem olamazdı, yalanlarla örtüşmek
Boğuştuğum bu fikir, karanlıklı ziyâydı
Dudağımdaki zikir, bilseniz ne deryaydı
Önümdeki günlerde, bir aha akmayacağım
Beni tüketen dilimle, bir vaha bakmayacağım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.