8
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
1630
Okunma
gün ışığında yolcular geçiyor
toprağı tel kırma işler gibi işliyor
yorgun gönüller kırgın
sırtlarında bir deve yükü yük
kalplerinde
kederin en incesi
hangi sazda türkü olmuştur dillerde
yürüyüp giden kervanın ardından
sığmazken
dert edinirken
incir çekirdeğini doldurmayan dertleri günleri
çileleri çile edinirken
gün ışığında yolcular geçiyor
sevdarın o miskin yalnızlıklarında yağmurlar
ağızları bıçak açmıyor
sen bırakıp gidiyorsun
öte denizler aşırı kalbimden uzaklara
faydasız
umarsız gözlerinde umman olmuş
yaşlar
mevsimlerini yitirmiş iklimlerde
adını haykırışlar
boşuna
saklı kalbin en derin köşesinde
artık çok geç
gün ışığında yolcular geçiyor
son yolcuğunda
dört kollu imamın kayığında
sevmek için çok geç bir gün
ve düşünmek kifayetsiz
Anlamı olur du ancak
severken sevilmenin
sil baştan yarat !
sil baştan yaşa!
gün doğarken
veya
batarken
yeniden hayata tutun
bir gün bile olsa
bir dakika da
yaşamak güzel
bir anlamı olmalı
olmasa da ne fayda
gün ışığında yolcular geçiyor
yorgun
telgrafın tellerinde kuşlar dizili
yağmurlar geçiyor
bulutlardan
gün ışığına inat!
bırakmıyor sırat!
ebemkuşağında saklı gizi renklerin
sevmenin ve sevilmenin
karşılıksız
pazarlıksız
katıksız
insanın
doğduğu ve öldüğü
o ilk gün
gün ışığında yolcular geçiyor
yorgun
iki sevinç bir arada
yaşamla ölüm arasında
her canlının dünyaya gelişi..
ve insanoğlu
nasıl dayanıyor bilmem
Bu gidişata
gün ışığında yolcular gelip geçiyor
var ardında bir sürü hatıra
yaşarken hatır sormayı unuturken
hep en sona bırakır
sevdiklerini sevdiğini söylemeyi
utanıp sıkılır
günler gelip geçer geriye kalan
ertelenen sevgiler kalır
söylenmemiş sözler kalır
hayıflanılır..
bir balliyo treni gibi
ne yazık ömür bitmiştir..
Yaşarken sevdiklerinizi sevdiğinizi söylemek için geç kalmayın!
Nurten Ak Aygen
23.09.2014
29.09.2014
5.0
100% (18)