17
Yorum
28
Beğeni
4,9
Puan
2677
Okunma

Avuçlarında kır çiçekleri açar
Toparlar kendini yaraların
Bükmesin dudağını kalemin derdi annem
Ben hâlâ cam kırıkları gibiyim
Ve aynı yerde
Off off
Oysa ne çok isterdim
Uzat ellerini de haykırayım seni nasıl sevdiğimi
En çok da son kez duyabilmek için
Beni ne kadar sevdiğini
Söylemesen de
Koysan da yerime başkasını
İnan kötü söylemem
Yine de mutlu ol derim
Artık ne hatrı kaldı bende uykusuz gecelerin
Ne de bir önemi var başka ellerde olan ellerinin sıcaklığının
Ne sevilecek bir şey bıraktın ardında
Ne de gidilecek bir yer
Hem ben zaten alıştırdım kendimi yokluğuna
Madem hiçbir iz bırakamamışım bize dair
Yaparım elbette üzerime düşeni
Bırakıp avuçlarında bir parça mutluluk
Giderim bakmadan ardıma
Ve bırakarak dudaklarımda bir sus payı
Yaşadığımı yazmam artık,
Yaşarım yazdığımı
İzler beni duraksız yolculuklarımın adımları
Beklerken seni taş kadar dilsiz
Yağan yağmurla sırdaş
İsterim aynı anda ölümü
Elbette bıraksaydın
Saklasaydım gözlerini
Böyle kör olmazdı gece
Şimdi anlıyorum ki benmişim tek suçlu
Benmişim kuruyan yapraklarda nem
Silinirken gök yüzünün kuşları
Kururken suları çeşmelerin
Kesilirken bütün sesleri tabiatın
Ve kuruyunca avuçlarım
Anladım nerede bitermiş yolun sonu
Titrerken burun deliklerim
Dudaklarım yarı aralık
Gözlerin gözlerimden uzak
Soluğum takılı soluğuna
Şimdi sen güneşle soluklanıyorsun
Ben ah(y) la
Yaşamaktayız ayrı bedenlerde de olsa
…………………………………
…………………………………
Ağarınca ağır ağır tan yeri
Ellerinle arayacaksın yattığım yeri
Seçki kuruluna ve edebiyatdefteri ailesine saygımla
5.0
96% (25)
3.0
4% (1)