(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şairin olabildiğince dizelere yansıtmış olduğu halet-i ruhiyesi öylesine nazenin bir dille vücut bulmuş ki...okurken divandaki o zarif, gül yanaklı, kirpikleri ok olan sevgiliyi okur gibi bir intibaya kapılıyor okur.
Şiirimizde olmazsa olmazlardan olan, tema , dil ve duygu birliğine baştan sona itina gösterilmiş.Lirizmin tinsellikle elele verip, bilindik aşina olduğumuz, edebiyat tarihimizde de özellikle divanda çok kullanılan kelimelere yer verilmesi yer yer kimilerince, bazen şahsımca da eleştiri konusu olmuşsa da bu şiirde böylesi bir sözü ifade etmeyi resmen abesle iştigal olarak kabul ederim ki...çünkü bahsi geçen kelimeler şiire bambaşka bir güzellik vermiş.Çünkü kullanılan kelimeler öylesine aman aman sözlüğe bakayım da anlamını öğreneyim türden kelimeler değildi.
Bu anlamda şair kelimelerin gücünü ve kullanım değerlerini, anlamsal ve anlaşımsal değerlerini tartmayı çok iyi bilen bir insandır demek sanırım yanlış olmaz.
Şiirimizde ulaşılamayan sevgiliye duyulan hüzünden çıkarılan olumlama düşüncesi hakim.Başta da ifade ettiğim gibi divana bu yönüyle de çok yaslanmış.Divan edebiyatında da biliriz sevgiliye kavuşmamayı ister şairlerde.Çünkü kavuşunca aşkın yok olacağı inancı baskındır.Bu şiirimizde aynı hatta başlığı bile zaten ilk önce okurunu bu düşünceye sevk eder nitelikte.
" Yoksun gerçek "
yine bakın özellikle şu dizeler
" hoş bu yoksunluk da olmasa idi bunca sözün aşk niyazı ben olan şu mürekkepte o güzelliğe yitip gitmez idi "
Neler anlatıyor anlayana.Sevgilinin yoksunluğundan tabi olunan yokluğa nasıl da mutlu oluyor..Ahh sevda sevda ...Gözün kör olsun mu diyelim burada ... Yaşattığın yoksunluğu bile nimet sayar şairler işte böyle...Nasıl ilahi bir duygudur yarabbim....
Sayın şairimizi ilk kez okuyorum.Bu güne, bu şiire nasipmiş.
Benim eksiğimmiş diyelim.Diğer şiirlerini de okumak hak emri gibi oldu bu nadide eserden sonra.
"Çok sıradan ve hep konuşulanları hep aynı yaşananları yazıyorsunuz efendim, şöyle dünyaya açılsanız biraz."
Sorsak derim böyle diyene:
Dünyanın öbür ucunu keşfe gittiğinde, insandan farklı bir şeyler mi görecektir acaba kendice..birkaç km fazla gördü diye kültür ivmesi mi değişecekmiş..ölçüsü, bakracı daha mı ağır olacak.
Hayır. Sevgi her yerde aynı ve ölüm ve aşk ve nefret. Nereye giderseniz gidin bütün yazarlar aynı mevzuu hakkında yazıp çiziyor olacaklardır. İnsan'dır zîrâ.. En fazla insan. Mânâyı biraz daha daraltacak olursak iki kelimeden ibâret bile denebilir.. Temiz ve kirli. Düşünceler, hisler tabîi bu kadar aynı cümlelerle ifâde ediliyor olmayacaktır. Herkes aynı şeyi düşünüyor olabilir fakat aynı dili görmek olanaksız.
Ve bu şiir.. Âhenk diyoruz hani, bir melodi bir ses olmazsa olmazıdır ya hani şiirin.. Bunu hissettiğimi söylemek istedim. Sözcüklerin mânâlarına aykırı kullanılmamış olmaları kâfi belki de hissetmeye..Ve örnek demek istiyorum, yarım yamalak anlatımların aksine fevkalâde bir örnek..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.