0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1025
Okunma
Eski yoldan deniz kenarına doğru yürürken, esinti çarpıyordu yüzüme
Elektriklerin loş ışıkları sabah aydınlığında kayboluyordu iyice
Erkeklerden başkalarının bulunmadığı erken saatlerdi, başlarken güne
En fazla yarım saat kalmıştı, yeryüzü yeniden kavuşacaktı güneşine
Ellerim ceplerimde yürüyorum, yavaş adımlarla kendimden emin sessizce
Eni konu hayallerim yoktu, geziniyordum sabahın köründe öylesine
Eski binalar arasından yükselmişti yeni binalar küstahça gökyüzüne
En kibar dille, diyorlar sanki eskiye, “ne işiniz var gidin artık tarihe”
Emekli olmuş insanların emekli olmuş düşüncesiyle baktım yeryüzüne
Ellerimi salladım boşlukta, “hey gidi günler hey” diye, duymadı ki hiç kimse
Ezilmiş, parçalanmış çöp torbalarından kokular yükseliyor ekşimişçesine
Eğilmiş bir çocuk çöp bidonunun içine, karıştırıyor sabahın köründe
El kadar çocuklar var ellerinde simitler, bağırıyorlardı “simitçi diye”
En güzel çağlarında “ekmek parası kazanacaklar” hayatlarına hediye
Eyvahlar olsun, bilirim çocukların babaları yataklardadır bilinçsizce
Etik değerleri böyledir bakarlar yaşamak için çocukların ellerine
Eğer “devlet, devlet olsaydı, böyle olmazdı” diyerek söylendim kendi kendime
Elinden tutardı böyle çocukların, vermezdi bu şartlarda ailelerine
Eskiden sorumluluk vardı, babalarda, ailelerde, toplumda, devletlerde
Eh pek takan yok artık sorumlulukları, herkes kendini kurtarmanın peşinde
16.07.2013 – İzmir
Şiir 25 hece olup, her mısra aynı harfle başlar ve biter.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.