0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
664
Okunma
“Bilmediğin şeyin ardına düşme
Göz, kulak, gönül sorumludur”
“Gerçeği bilinen söze, eyleme
Denilir, doğrudur”
Karanlığa söyledim
Derinliğinde ne var?
Aydınlığa söyledim
Ufuklarında ne var?
Bildiklerinden uzağız dediler
Bilgisizliğimi yüzüme söylediler
Ezildim, büzüldüm, bir şey diyemedim
Hadi oradan diyemedim
Ne çok şey söylüyordum bilmeden
Ne çok şey iddia ediyordum bilmeden
Aydınlığı karanlık
Karanlığı aydınlık
Zannettiğim günlerden
Oyalanarak geldim ben
Sağır sultanın duyduğu gerçek
Bana ne zaman gelecek?
Kulu,. Kula kul eylemişler
Dayatmalarına aydınlık demişler
Çıkarları efendi bellemişler
“Arzu ve heveslerini tanrı edinmişler”
Tanrılarının gerçeğini bilmemişler
Bilmediklerinin ardına düşmüşler
Gerçeklerini gördüm ben
Gerçeğimi bildim ben
La deyip iman ettim yeniden
31.05.2013 – İzmir
- “Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.” (İsra suresi 36)
- “Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine sen mi vekil olacaksın (da onu Allah’ın azabından koruyacaksın)?” (Furkan suresi 43)
- La = Hayır (Kabul etmiyorum)