32
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
3541
Okunma


Bir isyan aldı yine ağzımda en ön safı
Bu kanayan dilimden dökülen kimin lafı
Yıl; babamın öldüğü yıldan bir sonraki yıl
Uykumda hep aynı ses ısrarla diyor ‘ayıl’!
Ağaç kör, çiçek topal, ve kırgın siyah inci
Kaldırın üzerimden dünya denilen vinci
Alın hürriyetimi, hapsime izin olsun
Ruhum şad olacaksa bedenim sizin olsun
İki tel saçım kalsın miras için havluda
Bölüşsün varislerim büyüdüğüm avluda
Ölmeliyim, öldürün! Diriden ayrım olsun
Tez gömün cesedimi toprağa hayrım olsun
Mademki hakkı vardır her kısanın, uzunda
Hakkımı saklı tutun uzunun boynuzunda.
Ne içsem zehir bana ne yesem boğuk boğuk
Neye baksam aynı şey, neye dokunsam soğuk
Teslim olan ruhumun döküldü pası bugün
Bütün hayallerimin ulusal yası bugün.
Bilcümle mahlukatın, son bildiği; baştayım
Annemin medreseye başladığı yaştayım
Ölümdür tek talibi, sudan çıkmış balığın
Kârı yok cenazeme menfi kalabalığın..
Sütten ak güvercinler aşırıp deniz, dere
Taşısınlar ruhumu hayli mukaddes yere
Yer; ebediyet evi, yer özgürlüğe mayın
Beni yer anlasın da varın siz anlamayın.
Bir an önce gireyim sonsuzluk diyetine
Saf tutsun menekşeler er kişi niyetine.
Kapatın üzerime hasır üstüne hasır
Benimle teneşirde yok olup gitsin bu sır.
Ağlayın, (susun artık) deyinceye dek biri
Ağlayın, dilinizden düşürmeden Tekbir’i
Gün aşırı mum yakın başında bu kölenin
Mezarı soğuk olur sonbaharda ölenin
Davete iştirak da abes bulunur eda
Elveda yaşlı bulut, ateş ve su elveda….
Son arzum; dört mevsimin üçünde yas tutmayın
Ben beni unutsam da; siz beni unutmayın!
FiLiz YüKsEl 2013
Uzun bir aradan sonra Merhaba ....
5.0
100% (37)