2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1729
Okunma

Turnaların kanadı bulutları öperken.
Erguvan dallarında bin efsane ıtırı.
Seher vakti uyanıp semaveri yak erken.
Yazılan nağme berrak ışıl ışıl satırı.
İçi dışı bir camın gizlisi saklısı yok.
Mihmandar olur çaya birkaç yudum mevsimi.
Albenili hâline gönül bağlayan pek çok.
Baharın sinesinde çaydır huzurun imi.
Bir zarafet öyküsü demlik bardak çaydanlık.
Dudağın sükutuna gönlün sükunu eştir.
Tevazuyla örülür bu iklimde hep hanlık.
Melike başında taç nazla doğan güneştir.
Nağmenin derkenarı ışık tenli kristal.
Okuyan bir daha der ve tekrar tekrar okur.
Bardak çiçeğe durur salkım saçak billur dal.
Muhabbet elçileri ipekten kilim dokur.
Rengi suya yansıyan bir kara gözlü Leyla.
Gamzesinin ışığı turnaların rüyası.
Sükuta bürünürken dudağımda vaveyla.
Çölde vaha misali çaydanlığın dünyası.
Ankara, 22.05.2013 İ.K
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.