Sitede yer alan bir şiirde alevileri haram yemekle itham eden bir kişi attığı bu iftiraya rağmen hâlâ sitede duruyorsa kurallar haramdır demek yanlış değil. Ve gereği yapılana kadar bu durumla uğraşacağım.
Neden konulurdu kurallar kuralsızlığı önlemek için mi? kuralsızlığı beslemek için mi? ikisi de değil kurallar bazı insanları bazı insanların haklılığından korumak için vardır kuralların işlevsizliği haklardan değil insanların o kuralları yapanlarla olan hukuklarından ötürü vardır her kural "haram"dır özünde
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Ne zaman geleceksin? Seni özlemiş Piyer loti’deki salıncak ağacı İnsanların elleri hücrelerden sana uzanmakta Tekil palyaçolar da birçok ben öldü yine Hiçlik atlasında yönümüzü kaybettik Giderken yanında götürmüşsün Tüm kuşlar aç kaldı olmadığın sokakta Ayrılığın hikâyesini hüzünlü de yazamıyorlar artık Hani o faturalar vardı ya birikti Gelirken bol paralı gel ama…
Kübik diyalogun devamını bekliyor dostlar Don Kişot da durağını terk etti Gecenin dışında kalan odaya kimse girmiyor sensiz Beklediğimiz trenler gelmiyor bir türlü Barbie bebekler güzelliğini kaybetti garip ellerde Terslenemiyor kimse düz yolda bile Hadi neyse söyletme beni gel sende…
Ölü adamı doğuran da öldü Kazma kürek gömdük sessizce Ne olur kusura bakma sahip çıkmadık emanetine Tüm korsanlar propaganda hazırlığında Erguvanlar dostları toplamış Tanımak istiyorlarmış Meraktan mı bilemem? Biraz daha geç kalırsan cinnet geçirecekler Hapiste yeni icatların mı varmış? Gece gebe kalmış gündüze Prova yapmış olmayışa Duruşmada bir kibritle varılmış karara Üç kurşun boşa gitmiş Sahipleri tasarruflu bu aralar…
Gözlerimiz yolda kaldı gelsen artık diyorum Bizim cinnet lokantasında Tamam böceği çorbası pişireceğiz Bol sarımsaklı, Sus tamam sirke kullanmayız, Söz Bol limon sıkarız Sessizliğin içinde içerken çorbanı Höpürtülerini dinleriz zevkle Yavaş iç boğulacaksın helal helal Korkma tıkanıp ölmezsin Alın teri var suyunda haram katmadık aşa Hiç üzülme, Önemsiz şeylerin nikâh memuru hazır Yenileyecek çay bardağınla nikâhını…
Her şey tamam Bir sen eksiksin Haydi, Çıkıp gelsene Çayı demledik bile…
neler oluyor ya! hepimiz burada sanat ve edebiyat çatısı altında toplanan insanlarız.. ve yolumuz, amacımız belli, yaralamayalım hiç bir milleti, hiç bir şiiri..
oh be NEBİHA nihayet bir dost kalem gördüm tüm tcmlelerine noktasına kadar katılmaklla beraber şunu da yazmadan gitmek istemem nedense sayfa üstünde yani yöneticinin açıklamasına yorum olarak yazdığım iletilerimi sildi o gece site yönetimiyle özelden yazışmak durumunda kaldım ha birşey ifade ettimi görüldüğü üzere hayır etmedi /yara terbiyecisinin mesaj içeriği net birşekilde yazılırken şikayet edenin mesajı genel ifadede kaldı ki bu da kişiyi her türlü zannın altında bırakır, bir nevi lekedir...
oh be NEBİHA nihayet bir dost kalem gördüm tüm tcmlelerine noktasına kadar katılmaklla beraber şunu da yazmadan gitmek istemem nedense sayfa üstünde yani yöneticinin açıklamasına yorum olarak yazdığım iletilerimi sildi o gece site yönetimiyle özelden yazışmak durumunda kaldım ha birşey ifade ettimi görüldüğü üzere hayır etmedi /yara terbiyecisinin mesaj içeriği net birşekilde yazılırken şikayet edenin mesajı genel ifadede kaldı ki bu da kişiyi her türlü zannın altında bırakır, bir nevi lekedir...
umut diye doguran anasi emzirmis beslemis gunu gucu yettigince buyutmus ARTI giydirmis oyle ya uydur buydurunla giydirmeye kalkarsan demedi demesin giydirir birileri benDenizdir demis IRK/IN DIN/in neyse Mezhep/in al var vede dehlen senin olsun hem dunya vatanidir insanligin ...hayat bir yemis ..yasanmis yasamdir siir misàli bilinmis... ..yek Làf edersen sozu pesin ederim batarsa batsin kanatsin isterse ah vah desin emek somurmus kan emmis kim her nereli IRK/I din/i neyse... çalinti çirpintidan kalma servetini hak halklara paylasmayan edepsizler ..kalkmis dinini IRK/INI mezhebini tanitir etmezlere derim ki.. baslatma benDenizi yoksa NOKTA NOKTA NOKTA ... evet..affina sigindik vede ..kaleme selàm..
Metin Demirkaya tarafından 2/10/2013 4:47:32 AM zamanında düzenlenmiştir.
Konu ciddi hikayesini okuyunca elbetteki bir kesim buna alınacak ve tepkilerini koyacaktır.. ve konulmuşta haklı tepkiler.. şiir güzel kurallar olmalıdır bence özgürlüğe bir darbe hiç değildir.. Keşke hepimiz birey olmayı başarmış olsakta kendi sorumluluk alanlarımızı bilsek ve kurallara hiç ihtiyaç olmasa... ama malesef hala kırmızı ışıkta geçtiğimiz zaman kendimizi kahraman sayan bir toplumun fertleriyiz.. Neyi istediğini şiirle tahmin edebiliyorum ama o noktada değiliz.. Sonra raporları okudum 6 tane bayana face*okta arkadaşlık isteği göndermişsin bu yayınlanmış burda buna anlam veremedim... Burası sonuçta şiirle birlikte bir sosyal paylaşım siteside ve burada şiirleriyle ruhlarını gördügümüz şiir dostlarıyla face*okta arkadaş olmaktamı yasaktır veya bunu yasaklamanın amacı nedir neden deşifre gibi sanki suçmuş gibi bu yayınlanmıştır bunuda anlayamadım... neyse anlayamadıklarımla kutluyorum şiiri anlamlı ama bana göre harammıdır şüphe götürür dedim biraz kafam karışık ayrıldım sayfadan saygım sevgimle...
Yüz yıllardır bizi bir çok pisliğin içine çekmeye çalışan, yalan dolan ve iftira atanlar görsünler ki bizler hala dimdik ayaktayız. Yapılan zulümlere zulümle karşılık vermedik.
Uranus hocamın hatırlattığı gibi bizler eline, beline, diline sahip insanlarız. Ve biliriz ki kötü söz sahibine aittir. Kardeşlikten, birlikten beraberlikten yanayız. Kan kanla yıkanmaz onu da iyi bilenlerdeniz. Allah, Muhammed ya Ali yoluna baş koyanlardanız.
Aslında çok doluyum, söylenecek çok şey de var ama bizler durşumuzla, tavırlarımızla, kişiliğimizle sergiliyoruz kendimizi.
Kurallar birilerinin şovmenlik yapması için konulmadı. Kurallar site düzenin sağlanması için herkes için konulmuştur. Birilerinin hatalarını görüp ortalık yerde günah keçisi çıkartılıp hadım eder gibi mutluluk naraları atmak kimsenin de haddine değildir. Bu duruma alkış tutmakta varsa bir hata buna ortak olmaktan başka bir şey değildir. Her hatasını gördüğümüz insanı çıkartıp ortalık yere asalıp keselim bitirelim. Edebiyat kisvesi altında oturup birilerinin bunu yapmasına da izin verelim. Bu mudur edebiyatın bizi ulaştırdığı nokta. Bu kadar mı insanların birbirlerine tahammülü.
Birileri gelir Türk kürt der. Birileri gelir alevi sunni der. Birileri müslüman gavur der. Birileri nedense hep der. Hani bizim iyi niyet duygularımız. Bu kadar mı tahammül edemez olduk birbirimize. Bu kadar mı hatalarımızı bekler olduk. Ve hani edebiyat.
Kimsenin kimseyi gaza getirmesine oturup özellikle tarafıma iletilen şikayet mesajları ile anladığım kadarıyla bayanlara atılan acımtırak mesajlar ile ortalığı velveleye vermesine ve yine sistem raporu ile facebook davet mesajları göndererek kendisine başka amaçlar edinmesine gerek yoktur.
Sistem raporu: yara terbiyecisi ***** isimli bayan üyeye facebook linki yolladı yara terbiyecisi ***** isimli bayan üyeye facebook linki yolladı yara terbiyecisi ***** isimli bayan üyeye facebook linki yolladı yara terbiyecisi ***** isimli bay üyeye facebook linki yolladı yara terbiyecisi ***** isimli bayan üyeye facebook linki yolladı yara terbiyecisi ***** isimli bayan üyeye facebook linki yolladı
Haramzede kurallar derken kuralları hiçe sayarak kimsenin kimseyi kandırmasına da gerek yoktur. 15-)Yapılan yorumlarda, konu her ne olursa olsun, üyeler arası isim vererek eleştiri yapılması, düzeysiz tartışmalara girilmesi, konunun kişiselleştirilerek, kişisel ve grupsal tartışma zeminlerine açık hale getirilmesi kesinlikle yasaktır...
Dediğim gibi kim olursa olsun. Renk, dil, din, ırk hiç farketmez. Kimsenin ama kimsenin kimseye hakaret etmeye, zan altında bırakmaya ve kimsenin ortalıkta anlamsız tartışma oluşturmaya hakkı yoktur. Bunlar üzerinden de oyunlar oynamanında anlamı yoktur. Yönetimi de kimse işine geldiği noktaya itmeye de hakkı yoktur. Siyahı gelir siz beyazcısınız der. Beyazı gelir siz siyahları savunuyorsunuz der. Lütfen şiir ve edebiyat için varolunuz dedikçe ortamı dağıtmaya çalışmanın da anlamı yoktur.
Dediğim gibi site kuralları herkes içindir. İşimize gelenler için değildir.
ANSIZIN tarafından 2/8/2013 11:18:41 PM zamanında düzenlenmiştir.
tarafınıza bu mesajlar iletildi dışında kendisine başka amaçlar edinmesine gerek yoktur da denilmiş madem objektif bir şekilde bu mesajların iletildiği anlatılıyor niye başka amaçlar edinilmesine gerek yoktur deniliyor özel hayatın ifşasıdır bu. oradaki bay üye de arada kaynamış herhalde
Yukarıda sanırım yazdığım cevaptan çok başka bir konu dikkatinizi çekmiş. Farkındaysanız tarafımıza bu tür mesajlar iletildi denildi.
Diğer yandan sistem raporu herkes için tarafımıza gelmektedir. Zira bu siteyi arkadaşlık sitesi için kullananlar e-robot tarafından otomatik olarak atılmaktadır. Ve yine dediğim bu tür raporlar tarafımıza gelmektedir. Forumları incelerseniz bu sistemin duyurusu tüm üyelere yapılmıştır.
tarafınıza bu mesajlar iletildi dışında kendisine başka amaçlar edinmesine gerek yoktur da denilmiş madem objektif bir şekilde bu mesajların iletildiği anlatılıyor niye başka amaçlar edinilmesine gerek yoktur deniliyor özel hayatın ifşasıdır bu. oradaki bay üye de arada kaynamış herhalde
Yukarıda sanırım yazdığım cevaptan çok başka bir konu dikkatinizi çekmiş. Farkındaysanız tarafımıza bu tür mesajlar iletildi denildi.
Diğer yandan sistem raporu herkes için tarafımıza gelmektedir. Zira bu siteyi arkadaşlık sitesi için kullananlar e-robot tarafından otomatik olarak atılmaktadır. Ve yine dediğim bu tür raporlar tarafımıza gelmektedir. Forumları incelerseniz bu sistemin duyurusu tüm üyelere yapılmıştır.
insanı insanlığı lime lime bölüp ayrıştıranlar insan mıdır acep
aile ki insanlığın temeli aile ki birlik beraberlik huzur saadetin temeli ki ana-baba- evlat ve bilcümlesi birbirine kaynamak kaynaştırmak için değil midir sılayı rahim ki sevap sünnetullah değil midir insanların kardeşçe yaşaması kaynaşması insanlığın ta kendisi değil midir dostlar
bugün güçlü olmak için abd ab.. vs gibi birlik kuranlar bizi niçin parçalayıp bölme bunu sürekli gündeme taşıma derdindedir bunun üzerinde düşünmek gerek oyunlara bilerek bilmeyerek alet olmamak gerek.. Osmanlı Kıta'sına süre giden keşifler
“Bugün ABD'nin, Osmanlı'yı örnek aldığı, devlet sistemi ve kurumlarında taklit ettiği sır değil... ABD'nin, başkanlık sistemini Osmanlı devlet yapısından kopya ederek aldığı bir gerçek. ABD, toprak sistemi, vakıf sistemi, adliye teşkilatı, sosyal yapısı, idare ve eyalet sistemi ile Osmanlı'yı hâlâ taklit etmekte ve ondan faydalanmakta.
ABD özellikle, Osmanlı'nın bunca farklı milleti ve alt kültür topluluğunu asırlarca nasıl idare ettiğini ülkemize yolladığı araştırmacılarla çözmeye uğraşıyor. Çünkü ABD de, Osmanlı gibi kozmopolit bir yapıya sahip... Ve yumuşak karnı mesabesindeki etnik-kültürel grupları bir arada tutabilmek en büyük derdi”
bazen bilinçli bazen bilinçsiz huzur bozucu durumlar oluşmakta.. "tarih tekerrürden ibarettir" tarihi/ni iyi bilmeyenler için geçerli çok doğru bir sözdür geçmişte yaşananları çeşitli kaynaklardan karşılaştırmalı araştırırsak toplumsal sıkıntılar en aza indirgenir.. yakın geçmişimize kısa bir göz atarsak ve parçaları birleştirirsek gerçekleri apaçık görürüz gördükçe de birbirimize daha çok kenetleniriz.. sıkıntılarımız geçmişimizi kendimizi iyi tanımamaktan kaynaklanıyor..:)
kısaca bir hatırlayalım yakın geçmişimizi..
“Türkiye’nin, Ortadoğu’daki jeopolitik ve stratejik önemini ve yerini bilen emperyalist güçler denilen Büyük Devletler (Rusya, İngiltere- Fransa ve ABD) XIX. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren, bölgede siyasi çıkarları için, Osmanlı Devleti’nin tebaası olan Ermeni , Rum, Arap, Kürt ve benzeri unsurların koruyucusu olarak ortaya çıkıp, Doğu politikalarını tayin etmişlerdir.
Ermeni meselesinin ortaya çıkış sebeplerinin, yalnızca Osmanlı Devleti toprakları üzerinde yaşayan Ermenilerin sosyal, kültürel, ekonomik, idari, siyasi statülerinden kaynaklanmadığı, bu sorunun temelinde sun’i olarak çıkarılan ve “Şark Meselesi” adı ile anılan milletler arası bir emperyalist stratejinin, güçler dengesi politikasının yattığı bilinmelidir.
Siyasi tarih terminolojisinde yer almış olan “Şark Meselesi” tabiri, Osmanlı Devleti’nin batılı devletler tarafından parçalanmaya çalışılmasını ifade eder.
Ermeni meselesinin ortaya çıkışını hazırlayan sebeplerin başında Rusya, İngiltere, Fransa ve Amerika’nın Osmanlı Devleti’ne ve Ermenilere karşı takip ettikleri siyaset gelmektedir. Bu siyasetin aracı hazırdı, Ermeni kiliseleri ve bu kiliselerle işbirliği yapan misyonerler. Yani Şark Meselesi, bu iki kavramın geliştirdiği dini duyguların kullanılarak ortaya çıkartıldığı büyük bir propagandadır. 1870’den itibaren Anadolu’da Ermeni Devleti kurma hayaliyle bir takım dernek ve komitelerin kurulmaya başlandığı görüldü...
Ermeni filozofu Urfalı Matheus, yazmış olduğu Vasiyetname isimli eserinde;
"Ermeni milleti tarih boyunca kadın kılığındaki eteklikli Rum milletinden eziyet çekmiştir. Türkler olmasaydı Rum milleti bize yaşamak şansı vermeyecekti. Melikşah bizim için bir babadır. Onun ölümü, Ermeni halkı için bir matem olmuştur.” der...
Bugün hala aynı oyunlar devam etmekte bu ülkede yaşayanlar hangi kesimden olursa olsun hoşgörü içinde yaşarlar hiçbir batılı onları bu halkın birbirini sevdiği kadar sevemez dikkat edilmesi gereken önemli nokta
ülkemiz üzerinde oynanan oyunları daha iyi algılamak için alttaki yazıyı okumakta yarar var..
“Derin Güçler (DG) Türkiye’yi çökertmek için Alevileri kullanmak istiyor. Bu konuya açıklama getirmek için ülkemizde kaç çeşit Alevi var, belirtmek gerek. Aleviler homojen bir yapıya sahip değil. Öncelikle “iki çeşit Alevi var:
Birincisi tek kimlikli gerçek Aleviler, …ki Allaha, Peygambere (Salat ve selam olsun ona), Kur’ana, âhirete, Ehl-i Beyt’e inanırlar. Namaz kılanları, oruç tutanları, hacca gidenleri vardır.
ikincisi çift kimlikli, Alevi görünen iğreti alevile r yani Kriptolar…ki asıl kimlikleri Ermeni, Yahudi, Pakraduni olanları vardır”… batının uşağı fitne fesat ortalığı karştıranlar bunların içinden çıkmakta..
birlik dirlik içinde her dem dikkatlı olmalı oyunlara gelmemeliyiz..
Bu konuda biraz fikir edinebilmek için Türkiye gazetesinin 9 Şubat 2012 tarihinde birinci sayfada yayınladığ ”ERMENİLER GERÇEK KİMLİĞİNE DÖNÜYOR” başlıklı haberi mutlaka okumak gerekir.
Bir de kesinlikle Alevi olmadığı halde provokasyon, manipülasyon yapmak, fitne fesat çıkartmak için Alevi görünenler vardır. Bunların bir kısmı Alisiz Alevilik diye saçma bir tez ortaya atmıştır.
Türkiyenin dirlik ve düzen içinde yaşaması, ayakta kalması, sınırlarını koruması için çoğunlukta olan Sünnilerin ve Alevilerin barış, kardeşlik, mutabakat içinde yaşamaları gerekir.
Sünnilerle Alevileri birbirine düşürmek için sahneye konulmuş olan Maraş, Sivas ve diğer hadiseler hep düzmecedir, Derin Güçler (DG) tarafından planlı olarak yapılmıştır.
Hiçbir gerçek Sünnî ile hiçbir gerçek Alevî gırtlaklaşmaz, birbirini öldürmez. Evet arada bazı soğukluklar vardır ama aşırı düşmanlık ve savaş yapılmaz.
Sünniler ve Aleviler iyi komşuluk yaparlar, merhabaları vardır.
“Yakın tarihimizde Sovyetler Birliği ayakta iken birtakım Alevi postuna bürünmüş Kriptolar komünistlik, Marksistlik yapmıştı. Allaha, Peygambere, Kur’ana iman eden bir kimsenin ateist bir ideolojiyi tutması ve emperyalistler hesabını çalışması mümkün müdür?”
Türkiye’deki düzen iyi bir düzen midir? Değildir. Bu düzenden ne Sünnî razı olur, ne Alevi… Ama devlet, ülke, halk başka şeydir, düzen ve sistem başka şey. Düzene kızıp yorgan yakılmaz, gemi batırılmaz…
Sünnilerin dikkat etmesi gereken hususlar: (1) Alevi vatandaşlarımızı üzecek, tedirgin edecek, düşmanlığa sebep olacak laflar etmemeleri ve yazılar yazmamaları… (2) Alevilik konusunda her türlü polemikten kaçınmaları… (3) Sünnî-Alevî Kardeşlik Derneği kurmaları ve iki toplum arasında barış olması için çalışmaları.
Alevilerin dikkat etmesi gereken konular: (1) Alevi olmadığ halde Alevi görünerek fitne fesat çıkartan Kriptoları teşhis etmeler, bunları dışlamaları, tecrid etmeleri… (2) Alisiz Alevilik gülünç tezini reddetmeleri… (3) Sünnileri üzüp tedirgin edecek sözlerden ve eylemlerden uzak durmaları.
Şu husus da asla unutulmamalıdır: Bir Ortadoğu devleti, Türkiye Alevilerini kendi mezhebine çekmek için yıllardan beri gizli açık yoğun faaliyet göstermektedir. Bu faaliyetlerin amacı dinî değil, siyasîdir.
Hiçbir tek kimlikli ve şuurlu Sünni ve hiçbir tek kimlikli ve şuurlu Alevi, Kriptoların fitne ve fesatlarına alet olmamalıdır.
Sünnilik ile Alevilik arasında farklılıklar, ayrılıklar vardır ama bunlar “gemiyi” batırmak için sebep ve bahane kılınmamalıdır.
9 Şubat 2012 tarihli Türkiye gazetesinde çıkan haberi herkesin mutlaka okuması ve hattâ camlatıp görünür bir yere asması gerekir.
Bendeniz bugünün ölçülerine göre dindar bir Müslümanım, hiçbir gerçek Alevi vatandaşımızı üzmem, onlara saygısızlık etmem. Beyoğlunun altındaki Çukurcuma semtinde eski mobilya satan Alevi bir dostum vardır, ona her uğraşımda çok güzel konuşuruz, muhabbet ederiz.
Ne Sünniler, ne de Aleviler Kriptoların oyunlarına gelip gemiyi batırmak için beyinsizlik ve delilik yapmalıdır.
1920’li ve 30’lu yıllarda Alevilere zulm edenler, soykırım yapanlar, köylerini uçaklarla bombardıman edenler Türkler ve Müslümanlar değil, Kripto Yahudilerdi.
Onlar sadece Alevilere zulm etmekle kalmamış, Sünnilere de kan kusturmuşlardır.
Lütfen lütfen lütfen, onların torunlarının oyunlarına gelmeyelim.
Biz Sünnileri ve Alevileri birbirimizle boğuşturacaklar ve sonra yorganı alıp kaçacaklar… Yorgan ne?.. Doğu ve güneydoğu Anadoludur… Vatanımızın bir kısmı elden giderse oralarda ne Sünni kalır, ne Alevi…” … Mehmet Şevket Eygi
İnsanlar doğuştan eşit ve hür doğarlar. Her insan din dil renk ırk ayrımı olmaksızın, doğuştan, vazgeçilmez ve devredilemez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
1789 Fransa'sında bunun böyle olduğunu anladı demokrasiye saygısı olanlar.
İnsan emeğiyle ekiyor biçiyor kazanıyor ve kendi kazancını yiyorsa bu alınteridir ve anamın ak sütü gibi helaldir.
Yok din inanç mezhep gibi bir takım duyguları sömürerek, halktan çeşitli vaatler ile para toplanıyor ve cebellezi ediliyorsa, bu da suçtur. Haramdır. Tam bu noktada yargı haram yiyenden hesap sormuyorsa, orada demokratik adalet yok, mezhep ve cemaat adaleti vardır artık(!)
Neyin haram neyin helâl olduğunu belirleyen dini kıstaslara bakılır da, adım atılmadan o çağlarda kalınırsa, insanlığı geçmişte olduğu yerden bugüne taşımak mümkün olmazdı. O zaman bugün Umre' ya da Hac'ca giden bir erkek ziyaretçiye yanındaki amca kızlarının da hepsi birden helâl olacaktı(!)
Bu anlamda helâl ile haram, aklın ürettiği ve sınıfsal tabanı olan söylemler olarak karşımıza çıkar. Şimdi kalkıp helal gıda haram gıda söylemi yapıyorlar. Amaç siyasi bir misyonla daha fazla kâr amacına yönelik. Oysa aynı misyonerler(!) Deniz feneri davasını adilce yargılayamıyorlar!!! Oysa Avrupa ülkesi Alamanya bangır bangır bağırıyor. Çünkü orada ( Berlin'de) hakimler var
* Memleketin nasıl yönetildiğini anlamak mı istiyorsunuz; onun müziğine kulak veriniz. Nerede güzel eserlerden oluşmuş uyum vardır, orada adalet ve erdem hüküm sürer. Konfüçyus
Kural dediğin şey on emirle başlar..Ki,o da diğer dinlerin temelidir..Lakin kanun ya da müeyyide olurlarken,anlamları kişiden kişiye,otoriteden otoriteye değişen anlamlar taşır.Bu yüzden,keskinliği ölçüsünde,zamana yayılmazsa, kabullenilişi de zorlaşır..Şu da var tabii.Sosyal bir terminoloji bu dediklerim..Bakire kızın bekaretini,önce babasının,sonra derebeyi daha sonrası da,papazların alması gereği de uygulanmış zamanında.Gel zaman git zaman drahoma denmiş,bizde de başlık parası gibi bak bu işe..Devir değişmiş,olay değişmemiş insanda..Şimdi borçlar kanununu gel.Akit dediğin şey, selflerle,derebeyi arasında,karşılıklı çıkarları korumak için düzenlenmiş,bir sözleşme esasında...Yani,işimize geleni almak gibi,bir lüksümüz var bizim.Al 19.yy öğretisini..objektif olarak.Sosyalizm,komünizm,anarşizm diye özgürleştirmek adına konulmuş bir doktin de var o günlerde..Bakın Rusya,Bakın 2.Dünya savaşına giden Nassyonal sosyalist Almanya..Sonrası,beş parmak bir değil diye gelinen noktalar..H.Robbins'in bir sözü geldi aklıma..Kısa süreli namussuzlar ya da uzun vadede namussuz olanlar hakkında..
Şiirler barışa ,insanların eşitliğine ,güzelliklere ve haksız gördüğümüz olaylara inceden bir dokundurma yapmaktır aslında ben anlatmak istediğimi çok güzel anlattımda karşı taraf nasıl anladı bilemedim neyse konulan kurallar mantık çerçevesinde olsun birbirimizi üzmeyelim diyelim .........................Saygıyla Bedrettin bey yormayın kendinizi
Sevgili mimi, asla yorgunluk değil bu; aksine bir savaşım. Ve böyle de olması lazım bence. çünkü biz kimse kırılmasın diye sineye çekerken, aşkla gülümserken ısrarla daha beter ve hadlerini de aşarak davranmaları beni rahatsız ediyor.
Sevgili mimi, asla yorgunluk değil bu; aksine bir savaşım. Ve böyle de olması lazım bence. çünkü biz kimse kırılmasın diye sineye çekerken, aşkla gülümserken ısrarla daha beter ve hadlerini de aşarak davranmaları beni rahatsız ediyor.
bilmediğim konulara ve boyumu aşması olası işlere karışmayayım diye kendimi tutmak istedim ama başaramayacağım sanırım. lütfen sizi siteden uzaklaştırmasın kimse, ve kendinizde gitmeyiniz lütfen. İnsanlar ok gibi doğru olan İNSANlara bir türlü baş göz açtırmazlar, pes ettiresiye gakmalarlar. Sizin yazdıklarınız gibi şeyleri hayatımda ilk defa okudum ben, çok okurum sanırdım ama hep tek yöne doğru okumuşum ve eğri büyümüş beynim meğer, bilinçaltıma zamkla yapışmış keskin yanlışları fark ede ede ayıklamaya başladım daha yeni mesela.
Benim desteğimden birşey olmaz, protestonun en cüretlisini göstersem yine işe yaramaz belki, ama LÜTFEN insanlar hiç değilse Hür ve adil düşünsünler ve her fikri kabullenebilmeyi artık başarmaya çalışsınlar, ki sizi okumaya devam edelim.
Kupkuru hayatın hep biribirinin aynısı olan düşünce ve ifade biçimlerini hatmetmekten meğer ölmüşüz.
Kusuruma bakmayın, konuşmaya cesaret etmeyecektim de cehaletime verin lütfen Kalbinize iyi bakın
Sevgili tutsak, duyarlılığını kendime yakın buluyorum. Hassas biri olduğun her halinden belli. Açıkçası ne olur ne olmaz bilmiyorum. ben haksızlığa karşı tepki göstermeyi adetten yerime getiriyorum. Bu halimle ben bir eşeğim :) Aslında daha da ötesi ben soytarıyım. Ciddiye almadığım bu kralla dalga geçmenin kendimce yollarını buldum. İnsanlar soytarılığımla alay eder bense onların insanlığıyla; ne yaman çelişki ama değil mi :)
Sevgili tutsak, duyarlılığını kendime yakın buluyorum. Hassas biri olduğun her halinden belli. Açıkçası ne olur ne olmaz bilmiyorum. ben haksızlığa karşı tepki göstermeyi adetten yerime getiriyorum. Bu halimle ben bir eşeğim :) Aslında daha da ötesi ben soytarıyım. Ciddiye almadığım bu kralla dalga geçmenin kendimce yollarını buldum. İnsanlar soytarılığımla alay eder bense onların insanlığıyla; ne yaman çelişki ama değil mi :)
Bu tepkinin sebebini kesinlikle biliyorum. Olay ne alevi-sünni, ne hristiyan-müslüman catismasi. Bu tepkinin muhattabi; herhangi bir görüse ya da egilime ya da inanca karsi yapilan hakarete sessiz kalarak, bir kurumu tarafsiz yapan sarti, kurum tarafindan yok saymak. Kurumlar da devlet gibidirler. Iclerinde barindirdiklarini ayni hassaslikla korumazlarsa, isyana sebep olurlar. Benim bir yanim yok, dört yanim var. Dört yanim da ayni saglamlikta olmazsa cökerim. O sebepten bu konuda ben de oldukca hassasim ve bu tepkiye hak veriyor, bir an önce gereginin yapilacagini umuyorurum.
Sevgili Zeyneo desteğinden ötürü çok teşekkür ederim. Yönetimdeki arkadaşlar ulaştılar bana ve şuan karşılıklı fikir alışverişinde olduklarını belirttiler.
Sevgili Zeyneo desteğinden ötürü çok teşekkür ederim. Yönetimdeki arkadaşlar ulaştılar bana ve şuan karşılıklı fikir alışverişinde olduklarını belirttiler.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, bunu bimiyor musunuz? Siz kovulursunuz. Olaya nasıl bakıyorlar bilmiyorum.
Ankara'lı bir arkadaş vardı gerçekleri dobra dobra yazardı şiirde ve öyküde, kovuldu.. Sanat biraz da dobralık olamaz mı? Hep mi saman altından su yürütür gibi sezdirmekle yetineceğiz. Benim de daha açık ve net görüşlerimin belli olduğu şiirler uğur böceği almaz. Nerde aşktan meşkten söz etmişsem onlar güne düştü. O da sezdirerek bak, düz anlatıma paye yok.
Böylesi bir durum fikir özgürlüğü olarak mı göründü acaba ama hiç kimse kimseyi ya da görüşü,düşünceyi karalama hakkına sahip değildir. Tepkinizi göstermekte haklısınız. Bu sitede her mezhep dinden insan var herkes birbirine saygı duymalı. İlle de benim görüşüm dememeli. Üstelik bu bir karalamak. Her dinde ve mezhepte her tür insan vardır. Ben böyleyim diye kimse benim fikrimi kabul etmek zorunda değildir. Neyse uzattım, size destek veriyorum.
glenay tarafından 2/8/2013 4:41:30 PM zamanında düzenlenmiştir.
sevgili glenay çok sağol, aynı durum bende de var:) Bir şeyleri eleştirdiğim dizeler kesinlikle böcük möcük almıyor. Etliye sütlüye karışmayanlar böcüklendiriliyor :)
Siteden atılacağımı biliyorum ama bu süreç bu direniş devam edecek.
sevgili glenay çok sağol, aynı durum bende de var:) Bir şeyleri eleştirdiğim dizeler kesinlikle böcük möcük almıyor. Etliye sütlüye karışmayanlar böcüklendiriliyor :)
Siteden atılacağımı biliyorum ama bu süreç bu direniş devam edecek.
"İnsanım" diyen herkesin başım gözüm üzünde yeri vardır, çağ mı yoksa hala ip mi atlıyoruz?
Mevzuyu bilmiyorum ama İnsanların inancını tartışmaktan çok insanın yaptırımlarını tartışmalıyız, ki burada olmamızın tek nedeni, hayatı paylaşmaktır ve fikirlerimizi geliştirip edebiyata bir şeyler katmaktır diye düşünüyorum
Böyle şeylerin hala aramızda olması çok kötü... Korkunç derecede kötü...
alevilerde eline, beline, diline sahip ol diye bir şey var hangi sünni, alevilerde yazılı olmayan bu ifadeye kendi inancında yazılı olarak yer almasına rağmen moda mod riayet ediyorki /ayrıca erken başladı bu saçmalıkları toplumun önüne sürme çalışmaları ne çabuk gelmişlerde başlamışlar işe / ben sünniyim böyle sığ, böyle aptalca bir düşünceyi aleviler sünniler şunlar bunlar diye yazamaz kimse, bu hak onlara bunlara şunlara verilmemiştir diye de düşünüyorum herkes kendinden mesuldür nasıl bir ahmaklıktır ki hem kalem tutuyor eli örümcek bağlıyor acizin beyni /
nasıl bir ahmaklıktır ki hem kalem tutuyor eli örümcek bağlıyor acizin beyni
yazık ki ne yazık bu bahçeyi tarumak etmek derdindeki musanın bebeleriyle savaşımız hiç bitmeyecek ordan olmadı burdan yoralım kıralım derdindeler aklı selim davranmak sımsıkı sarılmak zorundayız birbirimize ötesi berisi yok... aynı bahçeye bakan farklı pencelerdeyiz hepsi bu biriz tekiz çenem yoruldu cidden daraldım çay yok mu yav
cansın sen, işte insanların kimliğine, dinine ve mezhebine bakmaksızın sevmek lazım. Mevlana ne demişti? Bu topraklara sevgiyi ektik... Yunus'umuz ne demişti? Yaradandan ötürü yaradılanı severiz... Her timsah gözyaşında dile getirdikleri bu büyük, ulu insanların fikirlerinden neden etkilenmezler? Çünkü işlerine gelmiyor.
biz bunların nerden nasıl çıktığını hangi lağımın fareleri olduğunu zaten biliyoruz Alevilikten girince ben de ordan cümle kurdum ancak biz bu bahçenin gülleriyiz gelmeyiz öyle farelerin cümleleryle her oyuna biz maraşı yaşadık biz madımağı yaşadık yakanlardan değil biz yananlardanız fidanlarımızın yanışını da asılışınında nasıl bir tezgâhla hayata geçtiğini biliyoruz HERŞEYDEN ÖNCE İNSANIZ
olay alevi sünni olayı değil sevgili filiz. Bunların nasıl siyasi ihanetin uşağı olduğu ortada. Katilleri lanetleyemiyor gelip katledilenlere çatıyor. Bu iftiraları atanların okuduğu gazeteler geçenlerde daha "madımak yalanı" diye bir haber yapıp da yalancılıklarını belgelemişlerdi. İşte bu iftiraları atanlar böyle lanetlenmişlerdir.
nasıl bir ahmaklıktır ki hem kalem tutuyor eli örümcek bağlıyor acizin beyni
yazık ki ne yazık bu bahçeyi tarumak etmek derdindeki musanın bebeleriyle savaşımız hiç bitmeyecek ordan olmadı burdan yoralım kıralım derdindeler aklı selim davranmak sımsıkı sarılmak zorundayız birbirimize ötesi berisi yok... aynı bahçeye bakan farklı pencelerdeyiz hepsi bu biriz tekiz çenem yoruldu cidden daraldım çay yok mu yav
cansın sen, işte insanların kimliğine, dinine ve mezhebine bakmaksızın sevmek lazım. Mevlana ne demişti? Bu topraklara sevgiyi ektik... Yunus'umuz ne demişti? Yaradandan ötürü yaradılanı severiz... Her timsah gözyaşında dile getirdikleri bu büyük, ulu insanların fikirlerinden neden etkilenmezler? Çünkü işlerine gelmiyor.
biz bunların nerden nasıl çıktığını hangi lağımın fareleri olduğunu zaten biliyoruz Alevilikten girince ben de ordan cümle kurdum ancak biz bu bahçenin gülleriyiz gelmeyiz öyle farelerin cümleleryle her oyuna biz maraşı yaşadık biz madımağı yaşadık yakanlardan değil biz yananlardanız fidanlarımızın yanışını da asılışınında nasıl bir tezgâhla hayata geçtiğini biliyoruz HERŞEYDEN ÖNCE İNSANIZ
olay alevi sünni olayı değil sevgili filiz. Bunların nasıl siyasi ihanetin uşağı olduğu ortada. Katilleri lanetleyemiyor gelip katledilenlere çatıyor. Bu iftiraları atanların okuduğu gazeteler geçenlerde daha "madımak yalanı" diye bir haber yapıp da yalancılıklarını belgelemişlerdi. İşte bu iftiraları atanlar böyle lanetlenmişlerdir.
Belli ki üzülmüşsünüz. Yazılan şiiri bilmediğim için fazla bir şey söyleyemiyorum ama edebiyat sitesinde olur olmaz yaraları kaşıyan, siyasete bulaşan, insanları kışkırtan ve kıran kalemleri daima kınıyorum. Siz iyi bir şey yapıp tepkinizi sanatınızla vermişsiniz.
gerekli yerlere gerekli bildirimle yapıldı ama durumun gereksiz olduğu arz edildi. Sanırım gerekli olması birkaç insanın yakılması icap ediyordu. Ki zaten hangi kimlikten olduğun nasıl öldüğünden daha gerekli bu memlekette
Fikir beyanı bana düşer mi bilmem ama bence ilgili yerlere bildirirseniz gerekli inceleme yapılır. Elbette kimse öyle bir ayrım yapamaz. Gözden kaçmış olabilir.
Belli ki üzülmüşsünüz. Yazılan şiiri bilmediğim için fazla bir şey söyleyemiyorum ama edebiyat sitesinde olur olmaz yaraları kaşıyan, siyasete bulaşan, insanları kışkırtan ve kıran kalemleri daima kınıyorum. Siz iyi bir şey yapıp tepkinizi sanatınızla vermişsiniz.
gerekli yerlere gerekli bildirimle yapıldı ama durumun gereksiz olduğu arz edildi. Sanırım gerekli olması birkaç insanın yakılması icap ediyordu. Ki zaten hangi kimlikten olduğun nasıl öldüğünden daha gerekli bu memlekette
Fikir beyanı bana düşer mi bilmem ama bence ilgili yerlere bildirirseniz gerekli inceleme yapılır. Elbette kimse öyle bir ayrım yapamaz. Gözden kaçmış olabilir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.